Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

1. Ceza Dairesi E. 2021/1863 K. 2021/3157

Karar Tarihi: 4 Mart 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 1. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/1863
Karar Numarası 2021/3157
Karar Tarihi 4 Mart 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme #hakaret #tehdit

Karar Özeti

şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de süresinde temyiz dilekçesi verip sanık hakkındaki hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösteren müştekinin, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/1863 Karar No: 2021/3157 Karar Tarihi: 4 Mart 2021
1. Ceza Dairesi Esas No: 2021/1863 Karar No: 2021/3157 Karar Tarihi: 04.03.2021 1. Ceza Dairesi         2021/1863 E.  ,  2021/3157 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, Hakaret HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Ceza verilmesine yer olmadığı Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Müşteki sanık ... şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de süresinde temyiz dilekçesi verip sanık hakkındaki hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösteren müştekinin, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkının bulunduğu anlaşılmakla; CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca müştekinin davaya “katılan” olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; 1) Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Mahkemece, ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden indirim yapılması gerekirken; (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında kasten yaralama suçu açısından eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın savunmalarında katılanın kendisine ''ne ayaksın'' demesi üzerine kendisinin '' kırkayağım'' şeklinde cevap verdiğine ilişkin savunmasında geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturmaması ve katılanın soruşturma aşamasında hiç bahsetmemesine rağmen kovuşturma aşamasında sanığın kendisine ayrıca sinkaflı sözlerle hakaret ettiğine ilişkin beyanının tanık tarafından doğrulanmaması değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3) Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; a)Hüküm tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 193 ve 196. maddesine muhalefet edilmesi, b)Mahkemece, ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden indirim yapılması gerekirken; (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında kasten yaralama suçu açısından eksik ceza tayini, c)Sanığın tekerrüre esas ilamının TCK'nin 106/1-1. maddesi kapsamında tehdit suçuna ilişkin olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas olan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması, d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.