Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

17. Hukuk Dairesi E. 2014/17273 K. 2017/719

Karar Tarihi: 30 Ocak 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 17. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2014/17273
Karar Numarası 2017/719
Karar Tarihi 30 Ocak 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sigorta #usulsüzlük

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL. maddesi gereği takdiren % 15 indirim yapılmak suretiyle, 32.904,79 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.1.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/17273 Karar No: 2017/719 Karar Tarihi: 30 Ocak 2017
17. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/17273 Karar No: 2017/719 Karar Tarihi: 30.01.2017 17. Hukuk Dairesi         2014/17273 E.  ,  2017/719 K. MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL. kalıcı maluliyet tazminatının kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini, hatır taşıması indirimi sonucu belirlenen 32.904,79 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, sigortalılarına ait araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığından tazminattan sorumlu olmadıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim gerektiğini, davadan önce yapılmış başvuru olmadığından temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacının uğradığı toplam 38.711,52 TL. zarardan, davacının sigortalı araçta ücretsiz olarak taşınması nedeniyle, BK'nun 52. maddesi gereği takdiren % 15 indirim yapılmak suretiyle, 32.904,79 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının kaza nedeniyle uğradığı maluliyet oranının, kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlenmiş olmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez. Somut olayda, davacının tazminata esas geliri, asgari ücret olarak kabul edilmiş ve aktif devre zararı hesabında AGİ dahil ücret esas alınmış olup bu hususta, usule aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunun içerik kısmında, pasif devre zararının hesaplanmasında AGİ dahil edilmemiş asgari ücretin esas alındığı belirtilmesine rağmen, davacının pasif dönemine ilişkin geliri belirlenirken, bekar ve çocuksuz kişi için saptanan AGİ bedeli dahil olacak şekildeki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 3-Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarından, davacının araçta hatır için taşındığı gerekçesiyle indirim yapılarak belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "tazminatın tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 51. md.); hakimin, tazminatın kapsamını, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (TBK'nun 52. md.)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Somut olayda; dava konusu olaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin dosya örneği dosya içine alınmamış olmakla birlikte, davalı tarafın hatır taşıması savunmasında bulunması ve davacı tarafın da bu hususu kabul ederek bilirkişinin hesapladığı miktardan % 15 oranında hatır taşıması indirimi yaparak kendi belirlediği miktar üzerinden talebini ıslah etmesi nedeniyle, mahkeme tarafından tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, mahkeme tarafından yapılan % 15 oranındaki indirim düşük olup, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile benimsenen % 20 oranında indirim yapılması gerekirken, düşük oranda indirim yapılması ve hatır taşıması durumu ile indirim oranının belirleniş ölçüsünün gerekçelendirilmemiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.1.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.