Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

10. Hukuk Dairesi E. 2020/8467 K. 2020/7799

Karar Tarihi: 28 Aralık 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 10. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2020/8467
Karar Numarası 2020/7799
Karar Tarihi 28 Aralık 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #iş kazası #çek #sigorta

Karar Özeti

İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/8467 Karar No: 2020/7799 Karar Tarihi: 28 Aralık 2020
10. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/8467 Karar No: 2020/7799 Karar Tarihi: 28.12.2020 10. Hukuk Dairesi         2020/8467 E.  ,  2020/7799 K. Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : ... İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili, iş kazası sebebiyle oluşan kurum zararının tazmini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının talebini kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, işverenin %30 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle; “Davanın kabulü ile, 45.167,38 TL ilk peşin değerli alacağın 20/10/2014 gelir bağlama onay tarihinden, 115,80 TL cenaze ödemesi ile 95,53 TL tedavi ve hastane masrafı ödemesinin ise sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: Özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün hukuka ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı taraf istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı Kurum vekili hesap raporunun hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-01.08.2013 tarihinde gerçekleşen iş kazasında vefat eden sigortalının haksahiplerine sağlanan yardımlar sebebiyle oluşan Kurum zararının davalıdan yasal faiziyle birlikte rücuan alınmasına ilişkin davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi olup, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Anlaşılacağı üzere rücu alacağından sorumluluk belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, hesap bilirkişisi tarafından %30 işveren kusurunun 2 kez uygulandığı, böylece hatalı olarak belirlenen miktarın hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava dışı hak sahiplerinin gerçek zararı ile gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerli gelir karşılaştırılıp, davalının toplam kusur oranına göre davalı işverenin sorumluluğu belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması isabetsizdir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.