Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

10. Hukuk Dairesi E. 2015/20286 K. 2015/19607

Karar Tarihi: 16 Kasım 2015 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 10. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/20286
Karar Numarası 2015/19607
Karar Tarihi 16 Kasım 2015

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #sözleşme #sigorta

Karar Özeti

İş Mahkemesi
Tarihi :04.05.2015
No :2015/39-2015/450
Dava, yurtdışında Türk Vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında talep tarihindeki borçlanmaya esas prim tutarı üzerinden borçlanabileceğinin ve Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. maddesine göre davacının Almanya’da işe giriş tarihinin Türkiye hizmet başlangıcı olarak kabul edilmesine, ilişkin talebinin bu dosyadan tefriki ile diğer istemler yönünden ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/20286 Karar No: 2015/19607 Karar Tarihi: 16 Kasım 2015
10. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/20286 Karar No: 2015/19607 Karar Tarihi: 16.11.2015 10. Hukuk Dairesi         2015/20286 E.  ,  2015/19607 K. Mahkemesi :Ankara 2. İş Mahkemesi Tarihi :04.05.2015 No :2015/39-2015/450 Dava, yurtdışında Türk Vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas süreleri talep tarihinde Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında talep tarihindeki borçlanmaya esas prim tutarı üzerinden borçlanabileceğinin ve Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Bozmaya uyulduktan sonra, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4. maddesine göre davacının Almanya’da işe giriş tarihinin Türkiye hizmet başlangıcı olarak kabul edilmesine, ilişkin talebinin bu dosyadan tefriki ile diğer istemler yönünden ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı K... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada, mahkemece, verilen ilk hüküm, davalı Kurumun sair temyiz itirazları reddedilerek davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, Alman Rant sigortasına giriş tarihini içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihindeki şartlar çerçevesinde yurtdışı borçlanmasının usulünce sağlanması ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesinin gerektiği esası ile yeniden inceleme yapılmak üzere bozulmuştur. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-.. E., 2006/.. sayılı kararı). ./.. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. B... KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. R.. S...’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Eldeki davada da bozma konusu yapılan bir hususun tefriki ile ayrı bir davaya konu yapılması, usuli kazanılmış hakkın bertaraf edilmesine sebep olabileceği gibi, usul ekonomisi bakımından da olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Mahkemece dairemiz bozma kararına uyuduktan sonra bozma kararına konu olan bir hususta tefrik kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı K.. avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.