Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2020/7924 K. 2020/11450

Karar Tarihi: 22 Eylül 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/7924
Karar Numarası 2020/11450
Karar Tarihi 22 Eylül 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme #hakaret #tehdit

Karar Özeti

maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/7924 Karar No: 2020/11450 Karar Tarihi: 22 Eylül 2020
3. Ceza Dairesi Esas No: 2020/7924 Karar No: 2020/11450 Karar Tarihi: 22.09.2020 3. Ceza Dairesi         2020/7924 E.  ,  2020/11450 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğa TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasına çıkartılması gerekirken, artırım sonucu gösterilmeksizin sanığın doğrudan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, sonuç ceza doğru olarak belirlendiğinden ve sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında mağdur ...'ye karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; a)Mahkemenin kabulüne göre; suça sürüklenen çocuk ...'nin sanık ...'a mesaj göndermek suretiyle üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği, daha sonra suça sürüklenen çocuğun sanığın evine gittiği orada taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın Gani'yi bıçakla yaralamaya teşebbüs ettiği olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, b)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına" ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, c)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.12.2009 tarih 2009/18 Esas - 2009-329 Karar sayılı ilamının taksirle öldürme suçuna ilişkin olduğu ve TCK'nin 58/4. maddesi gereğince kasıtlı suçlar ile taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamayacağından söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanık hakkında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu gerekçesi ile TCK'nin 58/3. maddesi gereğince TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçilip tekerrür hükümlerinin uygulanması, d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.