Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Ceza Dairesi E. 2016/4076 K. 2017/10805

Karar Tarihi: 17 Ekim 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2016/4076
Karar Numarası 2017/10805
Karar Tarihi 17 Ekim 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık #hakaret #tehdit

Karar Özeti

ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/4076 Karar No: 2017/10805 Karar Tarihi: 17 Ekim 2017
13. Ceza Dairesi Esas No: 2016/4076 Karar No: 2017/10805 Karar Tarihi: 17.10.2017 13. Ceza Dairesi         2016/4076 E.  ,  2017/10805 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi 29.06.2012 olduğu halde, 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 21.05.2012-30.10.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 2-Sanık hakkında, tekerrür uygulanmasına esas gösterilen ilamdaki tehdit suçundan tayin edilen adli para cezası kesin nitelikte olduğu gibi, ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gözetilerek hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “b” bendinin çıkarılmasına; tekerrüre ilişkin bölümünün de çıkarılarak, yerine “Sanığın Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.07.2010 tarih, 2009/136 Esas ve 2010/155 Karar sayılı ilamı ile hakaret suçundan tayin edilen 2.180 TL adli para cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” şeklinde yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Hırsızlık suçunun sanığın halası olan ...'a karşı işlediğinin ve sanık ile müştekinin ayrı konutta yaşadıklarının anlaşılması karşısında, TCK'nın 167. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suça konu televizyon ve kameranın, sanığın dayısı olan ... tarafından sanığın gösterdiği kişilere paralarının iade edilmesinin ardından geri alınarak, katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, iade tarihinin araştırılarak sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin 1. ya da 2. fıkrasının uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 3-Sanık hakkında, tekerrür uygulanmasına esas gösterilen ilamdaki tehdit suçundan tayin edilen adli para cezası kesin nitelikte olduğu gibi, ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gözetilerek hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, 4-Suç tarihi 29.06.2012 olduğu halde, 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 21.05.2012-30.10.2012 olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.