Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2022/11892 K. 2024/7774

Karar Tarihi: 10 Haziran 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/11892
Karar Numarası 2024/7774
Karar Tarihi 10 Haziran 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme #tehdit #propaganda

Karar Özeti

Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/462 Esas ve 2020/860 sayılı Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/462 Esas, 2020/860 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 36.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/11892 Karar No: 2024/7774 Karar Tarihi: 10 Haziran 2024
3. Ceza Dairesi Esas No: 2022/11892 Karar No: 2024/7774 Karar Tarihi: 10.06.2024 3. Ceza Dairesi         2022/11892 E.  ,  2024/7774 K. SAYISI : 2020/462 E., 2020/860 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/391 Esas, 2020/46 sayılı Kararıyla sanık hakkında; terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mahsubuna karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/462 Esas ve 2020/860 sayılı Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak, 1. Kararın hukuka, uluslararası sözleşmelere, anayasaya, yasalara ve usul kurallarına aykırı olduğuna, 2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, paylaşımların hangi kısmının, ne şekilde ve hangi bağlamlarda suçun unsurlarını oluşturduğunun somutlaştırılmadığına, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına ve paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 4. Sanığın sosyal medya aracılığıyla fikirlerini beyan etmesinin de hukuken korunması gerektiğine, 5. 7-8 yıl öncesine ait paylaşımların twitter.com isimli internet sitesinde dolaşıma girmesinin belirli oranda tehlike yaratacağı ön kabulünün isabetsiz olduğuna, paylaşımların suç teşkil edip etmediğinin dönemin atmosferine göre değerlendirilmesi gerektiğine, 6. Paylaşımların "cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek şekilde" yapılmadığına, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İddianamede talep edilmediği ve esas hakkında mütalaada da belirtilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Suç tarihinin, zincirleme suç hükümleri kapsamında sanığın twitter sosyal medya paylaşım sitesi üzerinden yaptığı propaganda nitelikli son paylaşım tarihi olan "12.01.2013" tarihi olarak yazılması gerektiği gözetilmeksizin, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "20.08.2012 - 09.10.2019" şeklinde, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında ise "12.08.2012 - 20.08.2012 - 12.01.2013 - 09.10.2019 " şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/462 Esas, 2020/860 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.