Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2021/3840 K. 2021/5765

Karar Tarihi: 27 Eylül 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2021/3840
Karar Numarası 2021/5765
Karar Tarihi 27 Eylül 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #menfi tespit #kambiyo senedi #sözleşme

Karar Özeti

HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.09.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/3840 Karar No: 2021/5765 Karar Tarihi: 27 Eylül 2021
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/3840 Karar No: 2021/5765 Karar Tarihi: 27.09.2021 11. Hukuk Dairesi         2021/3840 E.  ,  2021/5765 K. MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.01.2021 tarih ve 2019/349 E. - 2021/43 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2021/296 E. - 2021/366 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı ...'ın 05.08.2014 yılına kadar davacı şirketin imzaya yetkili yöneticisi olduğunu, 05.08.2014 yılında yapılan şirket hisselerinin nama yazılı devir sözleşmesi ile tüm hisselerini ...'a devrettiğini, taraflar arasında 05.08.2014 yılında yapılan devir protokolünde müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu olmadığının belirtildiğini ve şirket defterlerine hisse devir tarihinden önce davalı tarafından şirkete verilmiş borç işlenmiş olmamasına rağmen davalı ...'ın lehtarı, davacı şirketin keşidecisi, kardeşi ...'ın hamili olduğu 15.01.2015 vade tarihli 5.000.000 TL bedelli, 15.07.2014 keşide tarihli senedin, ... tarafından İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin 2018/4527 esas sayılı icra dosyası ile icra takibine konu edildiğini, senedin davalılardan ... tarafından devir sözleşmesindeki şirket borç listesine yazılmadığını, devir protokolünden sonra icra takibine konu edilen senedin davalılar tarafından devir protokolünden sonra düzenlenerek icra takibine konu edildiğini ileri sürerek davacının 15.01.2015 vade tarihli 5.000.000 TL bedelli, 15.07.2014 keşide tarihli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibine konu olan İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin 2018/4527 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin 30.12.2021 tarihli birleştirme talepli beyan dilekçesine istinaden, Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/399 esas sayılı dosyası davacısının Kahramanmaraş Sportif Hizmetler Yatırım Danışmanlık Turizm Reklam Organizasyon Sanayi Ticaret A.Ş. olduğu, davalıları ... ve ... olup, HMK'nın 124. maddesine dayalı olarak mahkememiz dosyası davalısı olan ...'ın da davalı sıfatıyla davaya dahil edildiği, dava konusunun ise davacı şirketin davalılar ... ve ... ile senedin ciro edildiği ...'a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmış, her iki dosyanın da aynı senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu ve dolayısıyla Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/399 esas sayılı dosyası arasında açık şekilde bağlantı bulunduğu, dosyaların biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, bu sebeple dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, usul ekonomisi gereğince birlikte yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/399 esas sayılı birleştirilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacı dava konusu senet sebebiyle borçlu olmadığının tespiti davası açmış olduğu, işbu davanın açılmasından önce Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/399 esas sayılı dava dosyası üzerinden 19.09.2018 tarihinde davacının, davalılar ...ve ... aleyhine menfi tespit talebiyle dava açmış olduğu, dava konusu içerisinde istinafa konu dava dosyasına ait senedin de bulunduğu, işbu senet yönünden de borçlu olmadığının tespit edilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında davacı vekilinin 26.02.2019 tarihinde Uyap'a kayıtlı dilekçesiyle, müvekkilinin dava konusu senet sebebiyle senet hamili (ciranta) ...'a da borçlu olmadığını, işbu kişinin dava dilekçesine sehven yazılmamış olduğunu bu sebeplerle ...'ın 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi gereğince davaya davalı olarak eklenmesini talep etmiş olduğu ancak mahkemece bu talebin reddedildiği, Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/399 esas sayılı dosyasında davalı ...'ın taraf olmadığı, ancak dava konusu sebeplerin ortak olduğu, davacının dava dilekçesinde davalı ... tarafından aleyhine İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin 2018/4527 sayılı icra takip dosyasındaki kambiyo senedinden dolayı yapılan icra takibinden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığını da beyan ve talep etmiş olduğu, dava konusunun aynı sebeplerden kaynaklanmakta olduğu, dava sebepleri bakımından birlikte araştırma yapılması gereken hukuki durumun bulunabileceği, bir dava hakkında verilecek kararın diğer davayı hukuken etkilemesinin muhtemel olduğundan dolayı birleştirme kararının yerinde olduğu, davalı ... yönünden ayniyetten bahsedilemeyeceğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı bendinde düzenlenen derdestlik dava şartının varlığından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.09.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.