Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Ceza Dairesi E. 2011/20239 K. 2012/8661

Karar Tarihi: 27 Nisan 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2011/20239
Karar Numarası 2012/8661
Karar Tarihi 27 Nisan 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #dolandırıcılık #tehdit

Karar Özeti

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2006 gün ve 2004/601-2006/361 sayılı kararında birden çok suçtan hükümlülüğüne karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bu cezalardan en ağırının uygulamaya esas alınacağının gözetilmemesi,
3- Sanık ...'dan ele geçirilen, suçta kullanıldığı belirtilen sahte kimliğin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına" tümcesinin eklenmesi; hükümden müsadereye ilişkin kısım çıkarılarak, “suçta kullanıldığı belirtilen sahte kimliğin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2011/20239 Karar No: 2012/8661 Karar Tarihi: 27 Nisan 2012
6. Ceza Dairesi Esas No: 2011/20239 Karar No: 2012/8661 Karar Tarihi: 27.04.2012 6. Ceza Dairesi         2011/20239 E.  ,  2012/8661 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...'nın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetleri içinde en ağırı olan Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2001 gün ve 225-419 sayılı kararına konu olan dolandırıcılık suçundan hükmedilen 2 yıl 1 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün infaz tarihi araştırılarak sonucuna göre tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi; sanık ...'nın, "... ve ... " adına düzenlenmiş, aynı anda düzenlendiğinin aksine delil bulunmayan, üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı, polis personel kimlik kartı ve basın kartından, polis kimlik kartını 12.02.2010 günü yağma suçunun işlenmesi sırasında kullandığı, aynı gün yakalandığında bu üç belgenin de üzerinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Pendik 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2007 gün ve 2002/588-2007/52 sayılı kararındaki hükümlülüğün 5237 sayılı TCY’nın 106/1-2. c, 52/2. maddeleri uyarınca 100 TL adli para cezasına ilişkin ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesine göre kesin nitelikte olup, tekerrüre esas alınamayacağı, bu ilam yerine sanığın adli sicil kaydında yazılı tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetlerinin içinde ağırı olan Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2007 gün ve 2005/526-327 sayılı kararına konu olan tehdit ve sövme suçlarından hükmedilen erteli adli para cezasının (içtimalı cezalarda 5237 TCK'nın 58.maddesi ile uygulama yapılırken bu cezaların en ağırının uygulamaya esas alınması bir yasa normu olduğu dikkate alınarak, içtima çözülüp sonucuna göre) esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanık ... hakkında TCY'nın 58.maddesinin uygulanmasına esas alınan Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2006 gün ve 2004/601-2006/361 sayılı kararında birden çok suçtan hükümlülüğüne karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bu cezalardan en ağırının uygulamaya esas alınacağının gözetilmemesi, 3- Sanık ...'dan ele geçirilen, suçta kullanıldığı belirtilen sahte kimliğin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sanık ... hakkında tekerrür ile ilgili bölümün çıkartılarak, yerine “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7.maddesi gereğince, sanık hakkında, Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2007 gün ve 2005/526-327 sayılı kararına konu olan tehdit ve sövme suçlarından hükmedilen erteli adli para cezasının (içtimalı cezalarda 5237 TCK'nın 58.maddesi ile uygulama yapılırken bu cezaların en ağırının uygulamaya esas alınması bir yasa normu olduğu dikkate alınarak, içtima çözülüp sonucuna göre) mükerrirliğe esas alınmasına; ancak, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2007 gün ve 2002/588- 2007/52 esas ve karar sayılı ilamına konu para cezasının esas alınarak belirlenmesine; sanık ... hakkındaki hükümde 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine, "Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2006 gün ve 2004/601-2006/361 sayılı ilamındaki 765 sayılı TCY'nın 350. maddesinden verilen cezasından ötürü hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmasına" tümcesinin eklenmesi; hükümden müsadereye ilişkin kısım çıkarılarak, “suçta kullanıldığı belirtilen sahte kimliğin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.