Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

20. Ceza Dairesi E. 2015/10342 K. 2018/3309

Karar Tarihi: 11 Temmuz 2018 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 20. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2015/10342
Karar Numarası 2018/3309
Karar Tarihi 11 Temmuz 2018

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #velayet #çek #hırsızlık #uyuşturucu madde #tehdit

Karar Özeti

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kartal 2. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTEREK ONANMASINA, 11.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/10342 Karar No: 2018/3309 Karar Tarihi: 11 Temmuz 2018
20. Ceza Dairesi Esas No: 2015/10342 Karar No: 2018/3309 Karar Tarihi: 11.07.2018 20. Ceza Dairesi         2015/10342 E.  ,  2018/3309 K. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde: Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları gerçekleşmediği halde TCK'nın 192/3. maddesi uygulanarak sanığın cezasında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/883 esas ve 2008/154 karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan doğrudan 300 TL adli para cezasına hükmedildiği ve söz konusu kararın 18/03/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; verildiği tarih ve miktar itibariyle 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olan doğrudan 300 TL adli para cezasından ibaret mahkûmiyet hükmünün, tekerrüre esas alınmayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyet hükmü bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, 2-) TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, TCK'nın 53. maddesinin (3.) fıkrası uyarınca sanığın kendi altsoyu yönünden sadece 53/1-c madde ve bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, bunun dışındaki aynı maddenin 1. fıkrasındaki yoksunlukların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi ve 4.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; 1-Sanık hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması, 2-TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde: Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları gerçekleşmediği halde TCK'nın 192/3. maddesi uygulanarak sanığın cezasında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-) Adli sicil kaydında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri uyarınca bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/339 esas ve 2009/90 karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi ve TCK'nın 106/2-a maddesinden verilen iki ayrı mahkûmiyet hükmünün bulunduğu anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan ilamın gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, TCK'nın 53. maddesinin (3.) fıkrası uyarınca sanığın kendi altsoyu yönünden sadece 53/1-c madde ve bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, bunun dışındaki aynı maddenin 1. fıkrasındaki yoksunlukların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi ve 4.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; 1-Sanık hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm kısmından çıkarılarak yerine ''Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/339 esas ve 2009/90 karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan hükmolunan erteli 2 yıl hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin yazılması,, 2-TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, hükmün DÜZELTEREK ONANMASINA, 11.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.