Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

4. Ceza Dairesi E. 2018/2985 K. 2018/9739

Karar Tarihi: 16 Mayıs 2018 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 4. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/2985
Karar Numarası 2018/9739
Karar Tarihi 16 Mayıs 2018

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #tehdit

Karar Özeti

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine/tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, karar verilmiştir. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/2985 Karar No: 2018/9739 Karar Tarihi: 16 Mayıs 2018
4. Ceza Dairesi Esas No: 2018/2985 Karar No: 2018/9739 Karar Tarihi: 16.05.2018 4. Ceza Dairesi         2018/2985 E.  ,  2018/9739 K. Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2014 gün ve 2010/584 esas, 2014/711 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.06/2016 gün ve 22016/5610 esas, 2016/11130 sayılı kararıyla; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine/tiplerine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği, Anlaşıldığından sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/03/2018 gün ve 2018/14569 sayılı yazısı ile; " 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle, hükmedilen hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkindir. Sanık ... 11/12/2017 tarihli dilekçesi ile, kazanılmış hakkı bulunduğu halde hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz yasa yoluna başvurulmasını talep etmiştir. Sanık ... hakkında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/193 esas 2008/1185 karar sayılı 27/11/2008 tarihli kararı ile mağdur ..., müştekiler ... ve Emrah Boz'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 saylı TCK'nın 106/2-a, 62. maddeleri gereğince 3 kez ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezalarının ayrı ayrı ertelenmesine karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 26/06/2014 tarihli 2013/7615 Esas 2014/23227 Karar sayılı ilamı ile, sanığın silahla tehdit eylemini, müştekilere karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, müşteki sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayin edildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/584 esas 2014/711 karar sayılı 26/12/2014 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak, sanık hakkında müştekiler ... ve Emrah Boz'a yönelik silahla tehdit suçundan 5237 saylı TCK'nın 106/2-a, 43/1-2, 62, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, ilk hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olduğundan sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu, bu itibarla hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi gereğince Yüksek Daire'nin kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkra hükümleri uyarınca Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 02/06/2016 tarihli 2016/5610 Esas 2016/11130 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/584 esas 2014/711 karar sayılı 26/12/2014 tarihli kararı ile sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü gereğince itirazımızın Yüksek Daire'nizce yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yüksek Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur" isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle,incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/584 esas 2014/711 karar sayılı 26/12/2014 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak, sanığın silahla tehdit suçundan 5237 saylı TCK'nın 106/2-a, 43/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, ilk hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olduğundan sanığın kazanılmış hakkı bulunduğuna ilişkindir. III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 02.06/2016 gün ve 22016/5610 esas, 2016/11130 sayılı, sanık ... hakkında tehdit suçu yönünden verilen onama kararının KALDIRILMASINA, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2014 gün ve 2014/584 esas, 2014/711 karar sayılı hükmün sanık ... hakkında kurulan tehdit suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a)27.11.2008 tarihli erteli mahkumiyet kararının sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve Dairemizin 26.06.2014 tarihli ilamı ile bozulması karşısında, temyize konu 26.12.2014 tarihli kararda TCK'nın 51. maddesinin sanık hakkında CMUK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi, b)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.