Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

21. Hukuk Dairesi E. 2007/22401 K. 2008/6405

Karar Tarihi: 22 Nisan 2008 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 21. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2007/22401
Karar Numarası 2008/6405
Karar Tarihi 22 Nisan 2008

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #iş kazası #sözleşme #sigorta

Karar Özeti

Mahkemesi     :  Karabük İş Mahkemesi
Tarih               :  14.6.2007
No                   :  356/67  
                       
Davacı   murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine    karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının  istek halinde  temyiz edene iadesine, 22.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/22401 Karar No: 2008/6405 Karar Tarihi: 22 Nisan 2008
21. Hukuk Dairesi Esas No: 2007/22401 Karar No: 2008/6405 Karar Tarihi: 22.04.2008 21. Hukuk Dairesi         2007/22401 E.  ,  2008/6405 K. Mahkemesi     :  Karabük İş Mahkemesi Tarih               :  14.6.2007 No                   :  356/67                           Davacı   murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine    karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine  karar vermiştir. Hükmün davacılar  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi   tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibi olan davacıların  maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Bu tür davalarda, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif  ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tesbit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Kuşkusuz, açıklanan tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin  yaşlılık aylığı almaya veya işçinin yaşı ve oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunması durumunda da zarar   hesabında   pasif   dönemin  hesaba  dahil  edilmesi gerekir. İş kazası sonucu malul kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi diğer işçilerden daha fazla çaba harcayacağı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği yaşlılık aylığını da diğer işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aylığını aldığı dönemde de devam edecek olan maluliyeti nedeniyle zarara uğramadığı düşünülemez. Kaldı ki, sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu nedenlerle pasif döneminde zarar hesabına dahil edilmesi ve  zararlarının tesbitinde 60 yaşın ikmaline kadar  tüm yıl asgari ücretle çalışıp gelir elde edeceği, 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde), asgari ücret esas alınarak yapılması gerekir. Mahkemenin davacıların zarar hesabında pasif döneminde hesaba dahil edileceğine ilişkin kabulü yerindedir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacıların murisinin ölüm tarihindeki kıdeme esas giydirilmiş ücretinin esas alındığı ve bununda asgari ücretin 4,006  katı  olduğu anlaşılmaktadır.  Halbuki sigortalının sendikalı olup olmadığı araştırılarak sendikalı ise işyerinde kaza tarihinde geçerli toplu iş sözleşmesi getirtilerek sözleşmedeki ücretin esas alınması gerekirdi. Çünkü hesap bilirkişisi her ne kadar ölüm tarihinde kıdeme esas giydirilmiş ücreti esas almışsa da; ondan sonraki dönem  asgari ücretin 4,006 katı oranında artırım yaparak davacılar zararlarını hesaplamıştır. Hal böyle olunca hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez. Yapılacak iş;   sigortalının sendikalı olup olmadığını araştırmak, sendikalı ise işyerinde kaza tarihinde geçerli toplu iş sözleşmesini ve raporun hazırlanacağının tarihe kadarki toplu iş  sözleşmelerini  getirtmek, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının  istek halinde  temyiz edene iadesine, 22.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.