Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

1. Hukuk Dairesi E. 2010/572 K. 2010/1261

Karar Tarihi: 10 Şubat 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 1. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/572
Karar Numarası 2010/1261
Karar Tarihi 10 Şubat 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tapu iptali #tescil #çek

Karar Özeti

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2007
NUMARASI : 2001/356-2007/249
Taraflar arasında  birleştirilerek görülen davada;Davacılar.7 Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/938 Esas sayılı davası sonucunda 16.250 m2 lik taşınmazın zilyetlik yoluyla adlarına tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini, infaz için tapuya başvurduklarında imar uygulamasına tabii tutularak davalılar adlarına tescil edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek tapularının iptaliyle kendi adlarına tescillerini birleştirilen davalarıylada taşınmazlardaki inşaatların tedbiren durdurulmasını ve davalıların elatmalarının önlenmesini istemişlerdir
Davalılar, her iki davanın da reddini savunmuşlardır. Mahkemece,  imar uygulamasına ilişkin idari işlemin geçerliliğini koruduğu, dava ön koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  10.2.2010  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/572 Karar No: 2010/1261 Karar Tarihi: 10 Şubat 2010
1. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/572 Karar No: 2010/1261 Karar Tarihi: 10.02.2010 1. Hukuk Dairesi         2010/572 E.  ,  2010/1261 K. MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2007 NUMARASI : 2001/356-2007/249 Taraflar arasında  birleştirilerek görülen davada;Davacılar.7 Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/938 Esas sayılı davası sonucunda 16.250 m2 lik taşınmazın zilyetlik yoluyla adlarına tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini, infaz için tapuya başvurduklarında imar uygulamasına tabii tutularak davalılar adlarına tescil edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek tapularının iptaliyle kendi adlarına tescillerini birleştirilen davalarıylada taşınmazlardaki inşaatların tedbiren durdurulmasını ve davalıların elatmalarının önlenmesini istemişlerdir Davalılar, her iki davanın da reddini savunmuşlardır. Mahkemece,  imar uygulamasına ilişkin idari işlemin geçerliliğini koruduğu, dava ön koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  ..... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali-tescil; birleştirilen dava, el atmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların Hazine, Köy ve Orman İdaresi aleyhine 18.11.1998 tarihinde açtıkları ve Yüreğir Belediyesi'nin de dahil edildiği 1998/938 esas sayılı zilyetliğe dayalı tescil davasında 16250 m2.lik taşınmazın davacılar adlarına 27.3.2000 tarihinde tesciline karar verildiği ve derecattan geçerek 23.11.2000 tarihinde kesinleştiği; bu arada, taşınmazın bulunduğu bölgede Belediye Encümeninin 27.8.1998 tarih, 2016 sayılı ve 25.3.1999 tarih, 680 sayılı kararlarıyla imar uygulaması yapıldığı ve oluşan imar parsellerinin 1998/938 esas sayılı dava kesinleşmeden tapuya tescil edildiği görülmektedir. Diğer taraftan, kesinleşen 1998/938 esas sayılı dava hakkında davalılardan Belediye tarafından açılan yargılamanın yenilenmesi davasının da reddedildiği ve derecattan geçerek 29.12.2009 tarihinde kesinleştiği noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen dava dosyasıyla sabittir. Davacılar, imar parsellerinin oluşması nedeniyle 1998/938 esas sayılı tescil ilamını infaz ettiremeyince eldeki davayı ve birleştirilen davayı açmışlardır. Mahkemece, asıl dava yönünden, imar işleminin halen geçerli olduğu, dava ön koşulunun gerçekleşmediği; birleştirilen dava yönünden de, imar parsellerinde davacıların malik sıfatı taşımadıkları gerekçeleriyle her iki davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan soruşturma ve değerlendirmenin hükme yeterli bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, davacıların dayandığı 1998/938 esas sayılı ilamın tescil krokisinin mahalline uygulanması ve ona göre işin esası değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  10.2.2010  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.      

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.