Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2009/6996 K. 2011/293

Karar Tarihi: 18 Ocak 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2009/6996
Karar Numarası 2011/293
Karar Tarihi 18 Ocak 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #temerrüt #sözleşme #sigorta

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/6996 Karar No: 2011/293 Karar Tarihi: 18 Ocak 2011
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2009/6996 Karar No: 2011/293 Karar Tarihi: 18.01.2011 11. Hukuk Dairesi         2009/6996 E.  ,  2011/293 K. MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2006/851-2009/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline dâhili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerine davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracı olarak bulunduğu daireden su sızdığını, bu nedenle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.494 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 2820 sayılı yasanın 71. maddesine göre parti genel merkezi hakkında dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracısı olduğu dairedeki musluğun açık bırakılması sonucu davacıya sigortalı işyerine sızan sular nedenliyle oluştuğu iddia edilen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti tüzel kişiliği hiçbir surette sorumlu tutulamaz. Merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzel kişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur" hükmü getirilmiş olup, açıklanan bu hüküm gözönüne alındığında davalı Parti Genel Başkanlığı tarafından davaya konu zarara neden olduğu iddia edilen parti ilçe teşkilatına kira sözleşmesi yapması konusunda bir yetki verilmediği gibi yapılan kira sözleşmesine de sonradan onay verildiği iddia ve ispat edilememiştir. Bu durumda davalı parti genel merkezinin oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu tutulmasına olanak yoktur. Bu itibarla, mahkemece, davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.