Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Hukuk Dairesi E. 2008/18793 K. 2009/21991

Karar Tarihi: 21 Aralık 2009 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2008/18793
Karar Numarası 2009/21991
Karar Tarihi 21 Aralık 2009

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #nafaka

Karar Özeti

Aile Mahkemesi TARİHİ                  :10.6.2008 NUMARASI                   :Esas no: 2007/241    Karar no: 2008/459    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Melahat'a yükletilmesine, peşin  harcın mahsubuna, temyiz peşin harcın yatıran İ.e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere  oyçokluğuyla karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/18793 Karar No: 2009/21991 Karar Tarihi: 21 Aralık 2009
2. Hukuk Dairesi Esas No: 2008/18793 Karar No: 2009/21991 Karar Tarihi: 21.12.2009 2. Hukuk Dairesi         2008/18793 E.  ,  2009/21991 K. MAHKEMESİ :İzmir 12. Aile Mahkemesi TARİHİ                  :10.6.2008 NUMARASI                   :Esas no: 2007/241    Karar no: 2008/459    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Kısa kararda yoksulluk nafakasına ilişkin bir hükme yer verilmediği halde gerekçeli kararda, istekte olmamasına rağmen yoksulluk nafakasına hükmedilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş,  l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.  SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışındaki temyize konu sair yönlerin yukarıda 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Melahat'a yükletilmesine, peşin  harcın mahsubuna, temyiz peşin harcın yatıran İ.e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere  oyçokluğuyla karar verildi. 21.12.2009                                                        KARŞI OY YAZISI Kısa karar ile gerekçeli karar arasında *yoksulluk nafakası konusunda çelişki yaratılmıştır.               Değerli çoğunluğun kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisine rağmen işin esasının diğer yönlerden incelenebileceğine yönelik düşüncesine katılmıyorum. Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre: “...Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş,  l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.” Dikkat edilecek olursa Dairemin formüle edilmiş ilke kararına göre tefhim edilen kararla gerekçeli kararda aykırılık diğer yönler incelenmeden ve  tek başına bozma sebebi olur. Kaldı ki kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bir bozma sebebi sayılır. (l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gerekçesi) l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması görüşü konusunda oybirliği vardır. İçtihadı birleştirme kararına göre yerel mahkeme önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verebilir. Öyle ki hâkim çelişkiyi gidererek davayı görev yönünden ya da hak düşürücü süreden de reddedebilir.      “Kısa karar ile gerekçeli kararda hükmün herhangi bir bölümü ile ilgili olarak çelişki yaratılması sonucu bozulması, hüküm maddelerinin tümünü ortadan kaldırır. Yeniden verilecek kararda, tüm istek­ler hakkında yeniden ayrı ayrı karar verilmesini gerektirir. Açıklanan ya­sal nedenlerle yok hükmünde olan önceki kararın temyiz edilmeyen bölüm­le­ri­nin kesinleştiğine ilişkin görüş anılan inançları birleştirme kararına ay­kı­rı­dır.” (Y2HD, 28.4.1999, 1986-4284) Çelişik kararın gerek tamamının gerekse bir bölümünün temyiz incelenmesine konu yapılması bu sebeple olanaksızdır. O halde mahkemece yapılacak iş,  l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibaret olduğundan değerli çoğunluğun farklı  görüşüne katılmıyorum

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.