Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2009/22199 K. 2010/4308

Karar Tarihi: 25 Şubat 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2009/22199
Karar Numarası 2010/4308
Karar Tarihi 25 Şubat 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Ancak borçlunun borçlu  olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tesbit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığını) hükme bağlayan bölümü bir tesbit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, alınan  ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/22199 Karar No: 2010/4308 Karar Tarihi: 25 Şubat 2010
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2009/22199 Karar No: 2010/4308 Karar Tarihi: 25.02.2010 12. Hukuk Dairesi         2009/22199 E.  ,  2010/4308 K. MAHKEMESİ : Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/07/2009 NUMARASI : 2009/413-2009/325 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine yaptığı şikayet, mahkemece menfi tesbit ilamının kesinleşmesine gerek olmadığından bahisle ret edilmiştir. Ancak borçlunun borçlu  olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tesbit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığını) hükme bağlayan bölümü bir tesbit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, alınan  ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. Bu sebeple  ilamlı  takibe  konu yapılması mümkündür. Ancak; İİK.nun 72/5. maddesinde işin  esası  ile  ilgili olarak icranın  kısmen veya tamamen  eski hale iadesi ilamın kesinleşmesine bağlanmış olup, tazminat ve giderler esasla  ilgili hükmün eklentileridir. İlamın esası kesinleşmeden infaz  edilemeyeceğine göre, eklentilerin  de borçludan  istenebilmesi için hükmün  kesinleşmesi gerekir. (H.G.K. 7.11. 1990 tarih 1990/12-446 E. 564 K.) O halde  icra mahkemesince duruşma  açılarak  dayanak   ilamın takip tarihinde  kesinleşip  kesinleşmediğinin  araştırılması ve yukarıdaki ilkelere göre bir karar verilmesi yerine eksik  incelemeyle  yazılı şekilde  hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.