Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2022/24533 K. 2025/17553

Karar Tarihi: 16 Haziran 2025 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/24533
Karar Numarası 2025/17553
Karar Tarihi 16 Haziran 2025

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #FETÖ #silahlı terör örgütü

Karar Özeti

İncelenen dosya kapsamından;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarih ve 2017/6889 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara 17. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/24533 Karar No: 2025/17553 Karar Tarihi: 16 Haziran 2025
3. Ceza Dairesi Esas No: 2022/24533 Karar No: 2025/17553 Karar Tarihi: 16.06.2025 3. Ceza Dairesi         2022/24533 E.  ,  2025/17553 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/868 E., 2020/361 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/97 E., 2017/94 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, ... . ve ... .’nün sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadelerinin 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, anılan şahısların duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra sanık ve müdafiinin diyecekleri sorularak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, ... . ve ... .’nün sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadelerinin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup, anılan şahısların duruşmada usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenildikten sonra sanık ve müdafiinin diyecekleri sorularak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2017 tarih ve 2017/6889 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2017 tarih ve 2017/97 E., 2017/94 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 12.06.2020 tarih ve 2018/868 esas, 2020/361 sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanık hakkındaki suçun sübut noktasına varıp varmadığı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kamuda öğretmen olarak görev yapmaktayken ihraç edilen, örgütle iltisaklı sendikaya üyeliği bulunan, örgütsel gizliliğe riayet ederek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock uygulamasını kimlik bilgileriyle uyumlu olacak şekilde, yazışma içeriklerine göre de örgütsel amaçla kullandığı belirlenen sanığın FETÖ / PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.