Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2022/13256 K. 2025/9059

Karar Tarihi: 14 Mayıs 2025 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/13256
Karar Numarası 2025/9059
Karar Tarihi 14 Mayıs 2025

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık

Karar Özeti

maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/13256 Karar No: 2025/9059 Karar Tarihi: 14 Mayıs 2025
2. Ceza Dairesi Esas No: 2022/13256 Karar No: 2025/9059 Karar Tarihi: 14.05.2025 2. Ceza Dairesi         2022/13256 E.  ,  2025/9059 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3029 E., 2021/3521 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Ekonomik bunalıma düşen sanığın suça itildiği, zararı karşılamak için yaptığı tekliflerin katılan tarafından fahiş rakamlar istenilerek kabul edilmediği, sanığın samimi itiraflarının ve sabıkasız olmasının dikkate alınmadığı, her zaman anahtara erişim imkanı olan sanığın haksız yere anahtarı ele geçirme durumunun sözkonusu olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2020 tarihli ve 2020/348 Esas, 2020/518 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/1779 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükmün "Sanığın eylemini haksız yere ele geçirmiş olduğu anahtar ile gerçekleştirmesi karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-d-h maddesi kapsamında kaldığı dosya kapsamı ile sabit olduğu halde sanık hakkında yalnızca TCK'nın 142/2-h maddesi gereğince eksik ceza tayini ile hüküm kurulduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2020/1779 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/302 Esas, 2021/1039 Karar sayılı kararının yasal dayanaktan yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/3029 Esas, 2021/3521 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.