Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Hukuk Dairesi E. 2022/8603 K. 2022/16260

Karar Tarihi: 17 Kasım 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2022/8603
Karar Numarası 2022/16260
Karar Tarihi 17 Kasım 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davaların yapılan yargılaması sonunda; davaların kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
- K A R A R -
Asıl ve birleştirilen davalar, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. Mahkemece, bozma kararına uyularak asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/8603 Karar No: 2022/16260 Karar Tarihi: 17 Kasım 2022
5. Hukuk Dairesi Esas No: 2022/8603 Karar No: 2022/16260 Karar Tarihi: 17.11.2022 5. Hukuk Dairesi         2022/8603 E.  ,  2022/16260 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davaların yapılan yargılaması sonunda; davaların kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü; - K A R A R - Asıl ve birleştirilen davalar, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, İzmir İli, Seferihisar İlçesi, Sığacık Mahallesi, 58 ada 1 parsel sayılı, 5.041 m² yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın 13.09.1982 tarihinde intikal sebebiyle davacıların mirasbırakanı ... adına tescil edildiği, Hazine tarafından açılan davada Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/139 Esas, 2001/301 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 651 m²sinin tapusunun kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesi ile iptaline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 31.03.2003 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 24.01.2011, birleştirilen davanın 29.03.2013 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak tazminata karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının 250 m² olduğu, emsal alınan taşınmaz üzerindeki yapının 3A sınıfı olduğu kabul edilerek emsalin zemin değerinin tespit edildiği ve sonuç olarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 2,38 kat daha değerli olduğunun belirtildiği; hükme esas alınmayan 05.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının 246,10 m² olduğu, aynı emsal üzerindeki yapının 2B sınıfı olduğu kabul edilerek emsalin zemin değerinin tespit edildiği ve sonuç olarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın %75’i değerde olduğunun belirtildiği ve kararda hükme esas alınan raporun hangi gerekçeyle hükme esas alındığının belirtilmediği anlaşılmakla, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve inandırıcı bulunmamıştır. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde muhtesat şerhinin bulunduğu, şerhe ilişkin kroki getirtilip tapusu iptal edilen kısımda kalan yapının şerhte hangi harfle gösterilen yapı olduğu tespit edilmeden ve tapusu iptal edilen kısımda kalan yapı şerhte “E” ile gösterilen yapı ise bu yapının ait olduğu belirtilen Abdullah Taşdelen dosyada taraf olmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3- Yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan davacı ...’in mirasçıları davaya devam ettiği hâlde, mirasçılar yerine ölü ...’in gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.