Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2020/6218 K. 2020/10962

Karar Tarihi: 17 Eylül 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/6218
Karar Numarası 2020/10962
Karar Tarihi 17 Eylül 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/6218 Karar No: 2020/10962 Karar Tarihi: 17 Eylül 2020
3. Ceza Dairesi Esas No: 2020/6218 Karar No: 2020/10962 Karar Tarihi: 17.09.2020 3. Ceza Dairesi         2020/6218 E.  ,  2020/10962 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın temyiz talebinin, “Kasten Yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne münhasır olduğunun tespiti ile yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, ...Devlet Hastanesince tanzim olunan 06/02/2015 tarihli raporda “hayati tehlikesi yok.” açıklamasına yer verildiği, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ...Şube Müdürlüğünce evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 10.09.2015 tarihli raporda, “Sol mastoid kemik posterorundan başlayıp kaudale öne uzanan lineer fraktür hattı mevcut olduğuna göre, hayati tehlikesinin bulunmadığı tanımlandığına göre, kafatası kırığına neden olan yaralanma, Basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecededir, hayati tehlikeye neden olur.” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, adli tabiplikçe tanzim olunan ve hükme esas alınan adli muayene raporunun hem kendi içinde hem de ...Devlet Hastanesince düzenlenen rapor ile çelişkili olduğu gibi meydana gelen yaralanmanın ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğunun da denetime imkan verecek şekilde izah edilmemesi suretiyle yetersiz olduğu gözetilerek, mağdurun tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm raporlarının temini ile meydana gelen yaralanmasına ilişkin TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen kriterlere uygun şekilde Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan raporunun aldırılması ve sonucuna göre, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle Kanun'da öngörülen ceza miktarının iki yıl veya daha az hapis cezası ya da adli para cezası olduğu hallerde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca “basit yargılama usulü”nün uygulanmasının mümkün hale geldiği de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz ve çelişkili rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2)Sanığın eylemi neticesinde mağdurun vücudunda orta (2) derecede kemik kırığı ile birlikte hayati tehlike meydana geldiğinin kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesine göre temel cezanın tespiti sırasında, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemesi, 3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.