Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2016/14734 K. 2019/2161

Karar Tarihi: 19 Şubat 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2016/14734
Karar Numarası 2019/2161
Karar Tarihi 19 Şubat 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #menfi tespit #bono

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/14734 Karar No: 2019/2161 Karar Tarihi: 19 Şubat 2019
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/14734 Karar No: 2019/2161 Karar Tarihi: 19.02.2019 13. Hukuk Dairesi         2016/14734 E.  ,  2019/2161 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile ortağı ...'ün birlikte işlettiği Güven Oto Galeriden araç satın aldığını ve karşılığında bir bono düzenleyerek ...'e verdiğini, bu bonodan kaynaklı borcunu ...'e ödediğini, davalının takibe koymuş olduğu senedin ise başka bir senet olduğunu, kendisi tarafından verilmediğini ve üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davalının Düziçi İcra MÜdürlüğünün 2009/50 esas sayılı icra takibinden dolayı borcu olmadığının tespiti ile takipte haksız ve kötüniyetli olan davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, hakkında başlatılan takibe konu senedin, kendisi tarafından davalıya verilmediğini ve imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takip dosyasından borçlu olmadığının tespiti talebi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise davacıya araç sattığını, üzerine başka bir marka araç ile para verilmesi konusunda anlaştıklarını, paranın ödendiğini ancak verilen aracın başkasına ait olması nedeni ile elinden alındığını, davacının da bu nedenle davaya konu senedi düzenleyerek kendisine verdiğini ancak borcunu ödemediğini belirtmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından banka aracılığıyla Düziçi icra Müdürlüğünün 2009/50 dosyasına 3.621,80TL, Düziçi icra Hukuk Mahkemesinin 2009/16 esas sayılı dosyasına 4.726,00TL ödendiği ve banka havalesi ile da 11.926,40 TL ödeme yaptığı belirtilmiş, bunun üzerine tekrar rapor alınarak davacının Düziçi icra Müdürlüğünün 2009/50 sayılı dosyasında borçlu olunan miktarın net olarak belirlenmesi hususunda ek rapor alınmış ve davacının Düziçi icra Hukuk Mahkemesinin 2009/16 esas sayılı dosyasına 4.726,00TL ödeme yaptığı belirtilmiştir. Mahkemece, 14/04/2009 tarihli alacaklı tarafından imzalanan ve "Düziçi icra Müdürlüğünün 2009/50 esas sayılı dosyasındaki mevcut alacağımı ferileri ile birlikte aldım, bu dosya nedeni sebebiyle alacağım kalmamıştır." yazısını içeren belge ve bilirkişi raporunda ödendiği belirtilen borç miktarı dikkate alınarak davacının dava konusu bono nedeni ile olan borcunu ödediğine kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporların tarafların iddia ve itirazlarını karşılayacak şekilde olmadığı açıktır. Şöyle ki, Düziçi İcra Müdürlüğünün 2009/50 esas sayılı icra dosyası, dayanağı bulunan senet üzerinden asıl alacak, işlemiş faiz, ödemeler ve nihayetinde ödemelerin faize mahsup edileceği dikkate alınarak ödemeler hususunda gerekçeli rapor tanzim edilmediği, davacının dayandığı belgelerin sıhhatinin yeterince tartışılmadığı açık olup bu açıklamalar ışığında yeni bir bilirkişiden Yargıtay, taraf, mahkeme denetimine açık rapor alınmak sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.