Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2020/6605 K. 2022/991

Karar Tarihi: 10 Şubat 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2020/6605
Karar Numarası 2022/991
Karar Tarihi 10 Şubat 2022
Anahtar Kelimeler: #icra takibi #itirazın iptali #çek #sözleşme

Karar Özeti

HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.07.2019 tarih ve 2019/378 E- 2019/596 K. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/6605 Karar No: 2022/991 Karar Tarihi: 10 Şubat 2022
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/6605 Karar No: 2022/991 Karar Tarihi: 10.02.2022 11. Hukuk Dairesi         2020/6605 E.  ,  2022/991 K. MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.07.2019 tarih ve 2019/378 E- 2019/596 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2020 tarih ve 2019/1719 E- 2020/439 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı Asya Halı San. ve Tic. A.Ş.'nin borçlarına kefaletten kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesinde yer alan "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem yetkisizlik kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.