Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2010/10350 K. 2010/23553

Karar Tarihi: 1 Ocak 1970 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/10350
Karar Numarası 2010/23553
Karar Tarihi 1 Ocak 1970

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #usulsüzlük #ihale

Karar Özeti

Dosya kendisine gönderilen yetkili icra mahkemesince, taşınmazın ihalesinden sonra, şikayetçi tarafça ihalenin feshi davası açıldığı, halen derdest olduğu ve taşınmazın henüz alıcı tarafa devredilmediğinden bahisle tahliye emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/10350 Karar No: 2010/23553 Karar Tarihi: 1 Ocak 1970
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/10350 Karar No: 2010/23553 Karar Tarihi: - 12. Hukuk Dairesi         2010/10350 E.  ,  2010/23553 K. MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/07/2008 NUMARASI : 2008/1427-2008/1196 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında 14.07.2005 tarihinde İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2005/2491 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış, ipotek konusu taşınmaz ise Malatya 2.İcra Müdürlüğü'nün 2005/262 Talimat sayılı dosyasından 10.11.2006 tarihinde alacaklı banka lehine ihale edilmiştir. Şikayet eden (taşınmaz maliki), 30.05.2008 havale tarihli dilekçesi ile Malatya 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/273 Esas sayılı dosyası'nda ihalenin feshi ile kendisine gönderilen tahliye emrinin iptaline  yönelik şikayette bulunmuş, adı geçen mahkeme tarafından tahliye emrine yönelik şikayet hakkında ayırma kararı verilerek, mahkemelerinin 2009/275 Esas sırasına kaydı yapılmış, bu dosyada, tahliye emrinin iptaline yönelik şikayete esas icra mahkemesinin bakması gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine dosya yetkili icra mahkemesine gönderilmiştir. Dosya kendisine gönderilen yetkili icra mahkemesince, taşınmazın ihalesinden sonra, şikayetçi tarafça ihalenin feshi davası açıldığı, halen derdest olduğu ve taşınmazın henüz alıcı tarafa devredilmediğinden bahisle tahliye emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış  ilanının  bir örneği borçluya  tebliğ  edilmelidir. Bu işlemin yapılmamış veya usulsüz yapılmış olması  başlı başına  ihalenin feshini  gerektirir. İİK.nun 134/2.maddesi hükmü gereği ihalenin feshini ilgililer ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç, ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. Öte yandan, anılan Kanunun 6.fıkra hükmüne göre satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar. Şu kadarki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez. Şikayet eden S.E. ipotek konusu taşınmazı, ipotek tarihinden sonra  ipotekle yükümlü olarak 16.08.2004 tarihinde satın almıştır. Somut olayda, taşınmaz ihalesinin 10.11.2006 tarihinde gerçekleştirildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin ise, yukarıda belirtilen sürelerden sonra 30.05.2008 tarihinde yapıldığı görüldüğünden icra müdürlüğünce taşınmazda bulunan şikayet eden hakkında tahliye emri çıkartılmasında bir usulsüzlük yoktur.  İİK'nun 135/2.maddesi "taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur" hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece, bahsi geçen bu madde kapsamında işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.      

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.