Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2015/35145 K. 2017/12565

Karar Tarihi: 18 Aralık 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/35145
Karar Numarası 2017/12565
Karar Tarihi 18 Aralık 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #itirazın iptali #bono

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/35145 Karar No: 2017/12565 Karar Tarihi: 18 Aralık 2017
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/35145 Karar No: 2017/12565 Karar Tarihi: 18.12.2017 13. Hukuk Dairesi         2015/35145 E.  ,  2017/12565 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalıya 18.07.2007 tanzim ve 01.02.2011 vade tarihli 1.000 Euro tutarlı bonodan dolayı kefil olduğunu, anılan bonodan dolayı davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7809 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini öğrenmesi üzerine 15.08.2014 tarihinde kefil sıfatıyla yaptığı ödeme ile dosyayı infaz ettiğini, asıl borçlu davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/8582 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki davada davacı, kefil sıfatıyla davalının borcunu ödediğini belirterek, ödediği bu miktarın tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiş; davalı, davacının kefil sıfatıyla ödeme yapmadan önce asıl borçlunun sahip olduğu def'ileri ileri sürmediğinden rücu hakkını kaybettiğini savunarak davanın reddini dilemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 591/3. maddesinde; "Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamından, 18.07.2007 tanzim ve 01.02.2011 vade tarihli 1.000 Euro tutarlı senedin tahsili amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7809 esas sayılı dosyasından davacı kefil ile davalı asıl borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı, anılan icra dosyası için davacı kefil tarafından 15.08.2014 tarihinde ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığı, davalının ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7809 esas sayılı dosyasında aleyhine başlatılan icra takibine itirazı üzerine ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1103 esas, 2013/1271 karar ve 19.12.2013 tarihli kararı ile takibe konu bononun teminat amaçlı düzenlendiği, tahsil hususunun yargılamayı gerektirdiği belirtilerek takibin davalı yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, asıl borcun dayanağı olan bononun teminat senedi olarak verildiği, davacı kefilin asıl borçlunun sahip olduğu borcun dayanağı olan senedin teminat senedi olduğu def'isini ileri sürmüş olsaydı kefil sıfatıyla ödeme yapmak zorunda kalmayacağı, bu nedenle davacının rücu hakkını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının bu def'ileri ileri sürseydi dahi asıl borcun ödenip ödenmeyeceğinin araştırılması gerekirken, bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olupbozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.