Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2009/5445 K. 2010/7297

Karar Tarihi: 28 Mayıs 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2009/5445
Karar Numarası 2010/7297
Karar Tarihi 28 Mayıs 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #itirazın iptali

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Mahkemece, bakanlıklar arasında düzenlenen 01.05.2007 tarihli protokol gereğince davacı alacağının terkin edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 28.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5445 Karar No: 2010/7297 Karar Tarihi: 28 Mayıs 2010
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2009/5445 Karar No: 2010/7297 Karar Tarihi: 28.05.2010 (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/5445 E.  ,  2010/7297 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, SSK mensubu dava dışı ...'nun tedavisi nedeni ile düzenlenen 11.265.67 TL fatura bedelinin ödenmediği gibi girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, icra takibine konu alacağın 2001 yılında doğduğunu, kurumlara bağlı ... tesislerinin 20.02.2005 tarihinde ... Bakanlığına devredildiğini, 5502 sayılı kanun gereğince bakanlıklar arasında 01.05.2007 tarihinde protokol imzalandığını, davacının her hangi bir hak ve alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bakanlıklar arasında düzenlenen 01.05.2007 tarihli protokol gereğince davacı alacağının terkin edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, tedavi hizmet bedelinin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı alacaklarının ... Bakanlığı, sosyal Güvenlik Kurumu ve ... Bakanlığı arasında yapılan 01.05.2007 tarihli portokol kapsamında terkin edilip edilmediği hususundadır. 3359 sayalı ... Hizmetleri Temel Kanunu'nun 5.maddesinde; "Bu kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait ... kuruluşları ilgili bakanlığın teklifi ve ... ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın uygun görmesi halinde Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu tüzel kişiliğini haiz ... işletmesine dönüştürülürler" hükmü mevcut olup, davacının, 7 mart 1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 95/6560 Sayılı Bakanlar kurulu kararı ile sağluk işletmesine dönüştürüldüğü ihtilafsızdır. Kamu Kurum ve Kuruluşların Ait ... İşletmelerinin Yönetimi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 5.maddesinde ise; "... işletmeleri; ... hizmeti üretmek amacı ile kurulmuş, kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali bakımdan özerk ve bu yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara tabi kamu kurumlarıdır." şeklinde tanımlama yapılmış ve bu tanımlama ile davacının statüsü belirlenmiştir. Bu durumda davacının belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında idari ve mali bakımdan özerk bir hükmi şahsiyete sahip olduğu kabul edilmelidir. Dolayısı ile davacının 01.05.2007 tarihli protokole imzası bulunmadığına göre, bu protokolün davacıyı bağlayacağından söz edilemez. Nitekim Dairemizin 6.5.2010 tarih ve 2009/14824 esas, 2010/6421 karar, 18.12.2008 tarih ve 2008/7816 esas, 2008/14999 karar, 29.1.2008 tarih ve 2007/12307 esas 2008/1045 karar sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Böyle olunca mahkemece, davacının verdiği tedavi hizmeti sebebiyle doğan alacak miktarının gerektiğinde bilirkişi kurulundan rapor alınarak belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, aksi düşünceler ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 28.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.