Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Ceza Dairesi E. 2010/11890 K. 2013/15463

Karar Tarihi: 2 Temmuz 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2010/11890
Karar Numarası 2013/15463
Karar Tarihi 2 Temmuz 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #velayet #çek #hırsızlık

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 142/2-b maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulurken, ceza süresinin “3 yıl” yerine “34 yıl” olarak yazılması, sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında maddi hata kabul edilip yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2010/11890 Karar No: 2013/15463 Karar Tarihi: 2 Temmuz 2013
6. Ceza Dairesi Esas No: 2010/11890 Karar No: 2013/15463 Karar Tarihi: 02.07.2013 6. Ceza Dairesi         2010/11890 E.  ,  2013/15463 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 142/2-b maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulurken, ceza süresinin “3 yıl” yerine “34 yıl” olarak yazılması, sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında maddi hata kabul edilip yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre, önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Çanakkale Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.04.2004 gün ve 2003/531 esas, 2004/175 sayılı kararına konu 7 ay hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmeyerek, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, 2-) Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “tekerrüre ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerlerine “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7.maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın, Çanakkale Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.04.2004 gün ve 2003/531 esas, 2004/175 karar sayılı ilamı uyarınca, bu ilamdaki suçuna ilişkin önceki hükümlülüğü nedeni ile mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ve “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.