Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2018/6634 K. 2019/7551

Karar Tarihi: 17 Nisan 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/6634
Karar Numarası 2019/7551
Karar Tarihi 17 Nisan 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #hırsızlık #dolandırıcılık

Karar Özeti

maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanıkların başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkalarının olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde sanık ...

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/6634 Karar No: 2019/7551 Karar Tarihi: 17 Nisan 2019
2. Ceza Dairesi Esas No: 2018/6634 Karar No: 2019/7551 Karar Tarihi: 17.04.2019 2. Ceza Dairesi         2018/6634 E.  ,  2019/7551 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Katılanın aşamalardaki ifadelerinde telefonunu gündüz saat 12:00 sıralarında sokağa kilitlemeden park ettiği aracının konsol kısmına bıraktığını, geri geldiğinde ise yerinde olmadığını fark ettiğini beyan ettiği, sanık ...’ın aşamalardaki savunmalarında telefonu yolda gezerken bulduğunu, içerisindeki hattı çıkartarak kendi hattını taktığını beyan ettiği, dosya içerisindeki iletişimin tespiti raporuna göre de sanığın telefonu olay günü saat 11:40’da kullandığının anlaşılması karşısında sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinden hüküm kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 165/1. maddesinden hüküm kurulması, 2) Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ... hakkında eylemine uyan TCK'nın 165/1. maddesinde hem hapis, hem de adli para cezasının öngörüldüğü, anılan madde uyarınca hapis cezası alt sınırdan belirlenerek hüküm kurulduğu halde, adli para cezasıyla ilgili hüküm kurulurken aynı Kanun'un 52/1 maddesi uyarınca para cezasının alt sınırı beş gün adli para cezası olduğu gözetilmeden “cezanın alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir husus tespit edilemediği tespit edilip takdiren alt hadden hüküm kurulmak suretiyle” denilerek alt sınırdan uzaklaşılarak otuz gün adli para cezasına hükmedilmesi, 3) Sanıklar hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasının varlığı ve katılanın zararını gidermediği gerekçesiyle TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, sanıklar hakkında verilen cezanın ertelendiği gerekçesi ile aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek çelişkiye düşülmesi, 4) Sanıkların tekerrüre esas alınan Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/818 Esas-2013/21 Karar sayılı mahkumiyetine konu 1 yıl erteli hapis cezasının suçun 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde yazılı ''dolandırıcılık'' suçuna ait olduğu ve CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanıkların başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkalarının olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde sanık ... hakkında 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.