Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Ceza Dairesi E. 2006/18016 K. 2010/6325

Karar Tarihi: 13 Mayıs 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2006/18016
Karar Numarası 2010/6325
Karar Tarihi 13 Mayıs 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #velayet #çek #hırsızlık

Karar Özeti

Ancak;
1- Mağdure ...’in aşamalardaki tutarlı anlatımları ve bu iddiayı doğrulayan tanık ...’ın anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde 13 yaşlarında bulunan yakınanın elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, geri istendiğinde de sonra geri getireceğim diyerek olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik aşamalarda değiştirdiği anlatımlarına dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2006/18016 Karar No: 2010/6325 Karar Tarihi: 13 Mayıs 2010
6. Ceza Dairesi Esas No: 2006/18016 Karar No: 2010/6325 Karar Tarihi: 13.05.2010 6. Ceza Dairesi         2006/18016 E.  ,  2010/6325 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Mağdure ...’in aşamalardaki tutarlı anlatımları ve bu iddiayı doğrulayan tanık ...’ın anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde 13 yaşlarında bulunan yakınanın elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, geri istendiğinde de sonra geri getireceğim diyerek olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-b maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik aşamalarda değiştirdiği anlatımlarına dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi, 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin uygulanması sırasında, birden fazla ilamın mükerrirlik uygulamasına esas alındığı belirtilmek suretiyle infazda karışıklığa yol açılması, 3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin belirleyici bir şekilde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “2005” gibi genel bir tarih yazılması, 4- Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.