Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Hukuk Dairesi E. 2012/25237 K. 2013/22394

Karar Tarihi: 1 Ekim 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2012/25237
Karar Numarası 2013/22394
Karar Tarihi 1 Ekim 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #nafaka #velayet #çek #uyuşturucu madde

Karar Özeti

Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :5.6.2012
NUMARASI :Esas no:2011/780 Karar no:2012/371
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve nafaka davalarının birlişterilirek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak (TMK md. maddesi uyarınca kısıtlanmış ve babası Ö.U.velayeti altında bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 27.6.2011 tarihinde kesinleşmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/25237 Karar No: 2013/22394 Karar Tarihi: 1 Ekim 2013
2. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/25237 Karar No: 2013/22394 Karar Tarihi: 01.10.2013 2. Hukuk Dairesi         2012/25237 E.  ,  2013/22394 K. MAHKEMESİ:Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :5.6.2012 NUMARASI :Esas no:2011/780 Karar no:2012/371 Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve nafaka davalarının birlişterilirek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak (TMK md. 166/1) boşanma talep etmiş, mahkeme ilk kararında her iki boşanma davasının da reddine karar vermiş, bu karar her iki tarafın temyizi üzerine Dairemizin 11.10.2011 gün ve 2010/10882 esas ve 2011/15435 karar sayılı ilamı ile " davacı-davalı kocanın Türk Medeni Kanununun 405 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 56/1. maddeleri uyarınca vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmiş olması sebebiyle" bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, davacı-davalı koca Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkedilmiş, 20.2.2012 tarihli heyet raporunda davacı-davalı koca için "bipolar affektif bozukluk teşhisi" konularak kişinin vesayet altına alınmasının uygun olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak bu sırada Ö.U.29.4.2011 tarihinde açmış olduğu dava neticesinde Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.6.2011 tarih ve 2011/743 esas ve 2011/1032 karar sayılı ilamı ile davacı-davalı koca kötü yönetim nedeniyle Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmış ve babası Ö.U.velayeti altında bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 27.6.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Ergin bir kimsenin kısıtlanması sınırlı ehliyetsiz konuma getirme şeklinde olabileceği gibi( TMK md.406) tam ehliyetsizliğin tespiti şeklinde de (TMK md. 405) gerçekleşebilir. Kişinin, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebine dayalı olarak kısıtlanması (TMK md.405) ile savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim sebebine dayalı olarak (TMK md.406) kısıtlanması farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Türk Medeni Kanunun 405. maddesinden kısıtlanan kişinin ayırt etme gücü dolayısıyla fiil ehliyeti bulunmamaktadır. Her ne kadar, davacı-davalı koca Türk Medeni Kanunun 406. maddesi uyarınca kötü yönetim sebebiyle kısıtlanmış ve yargılamaya velisi tarafından devam edilmiş ise de, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanması halinde kocanın fiil ehliyetinin ortadan kalkacağı gözetilerek Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen rapor dikkate alınıp davacı-davalı kocanın akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesinden kısıtlanması hususunda sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması ve sonucunun beklenmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2013

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.