Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

7. Ceza Dairesi E. 2010/9622 K. 2011/2130

Karar Tarihi: 16 Şubat 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 7. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2010/9622
Karar Numarası 2011/2130
Karar Tarihi 16 Şubat 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

sayılı dosyanın mükerrer olarak açıldığı anlaşıldığından CMK 223/7.maddesi uyarınca davanın reddine;
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Uyarlama kararına konu sanığın yokluğunda verilen 13.02.2006 gün ve 2004/399 Esas, 2006/29 Karar sayılı kararda; başvuru yöntemi başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmediği gibi gönderilen davetiye de anılan hususların açıkça gösterilmediği, tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşılmakla 28.10.2008 gün ve 2008/347 Esas, 2008/476 Karar sayılı uyarlama kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, sanığın 03.11.2008 tarihli temyiz dilekçesinin 13.02.2006 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihleri olan 23.09.2002 ve 13.11.2002 itibariyle temyiz inceleme gününde suç tarihinde yürürlükte bulunan lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, adli emanetin 2002/5792, 2004/2549 ve 2002/5810 sırasında kayıtlı ürünler ile yedieminde bulunan ürünlerin hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun 138.maddesiyle değişik 71.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendi hükmü karşısında miktar ve değer itibariyle kişisel kullanım amacı dışında kaldığından ve anılan hüküm uyarınca bulundurulması suç oluşturacağından 5846 sayılı kanun 71/1.maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK.nun 54/4.maddesi uyarınca müsaderesine, birleşen 2004/411 Esas sayılı dosyanın eki olan ürünlerin dosyada delil olarak saklanmasına, 16.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2010/9622 Karar No: 2011/2130 Karar Tarihi: 16 Şubat 2011
7. Ceza Dairesi Esas No: 2010/9622 Karar No: 2011/2130 Karar Tarihi: 16.02.2011 7. Ceza Dairesi         2010/9622 E.  ,  2011/2130 K. MAHKEMESİ:Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne ve müsadereye; 2004/413 E. sayılı dosyanın mükerrer olarak açıldığı anlaşıldığından CMK 223/7.maddesi uyarınca davanın reddine; Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Uyarlama kararına konu sanığın yokluğunda verilen 13.02.2006 gün ve 2004/399 Esas, 2006/29 Karar sayılı kararda; başvuru yöntemi başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmediği gibi gönderilen davetiye de anılan hususların açıkça gösterilmediği, tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşılmakla 28.10.2008 gün ve 2008/347 Esas, 2008/476 Karar sayılı uyarlama kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, sanığın 03.11.2008 tarihli temyiz dilekçesinin 13.02.2006 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Suç tarihleri olan 23.09.2002 ve 13.11.2002 itibariyle temyiz inceleme gününde suç tarihinde yürürlükte bulunan lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, adli emanetin 2002/5792, 2004/2549 ve 2002/5810 sırasında kayıtlı ürünler ile yedieminde bulunan ürünlerin hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunun 138.maddesiyle değişik 71.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendi hükmü karşısında miktar ve değer itibariyle kişisel kullanım amacı dışında kaldığından ve anılan hüküm uyarınca bulundurulması suç oluşturacağından 5846 sayılı kanun 71/1.maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK.nun 54/4.maddesi uyarınca müsaderesine, birleşen 2004/411 Esas sayılı dosyanın eki olan ürünlerin dosyada delil olarak saklanmasına, 16.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.