Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2009/19009 K. 2010/22289

Karar Tarihi: 6 Temmuz 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2009/19009
Karar Numarası 2010/22289
Karar Tarihi 6 Temmuz 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

adlı restorantın işletecisi olarak bildiği, ancak adını bilmediği ve eşkalini verdiği bir kişi tarafından dövüldüğünü iddia etmesi, atılı suçu kabul etmeyen sanığın ise soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, şikayetçiyi tanımadığını, olay günü İzmir İlinde bulunduğunu söylemesine rağmen, 15.01.2007 tarihli sorgusunda “ akşam saatlerinde işyerine geldiğini, bu saatte içki verilmesi nedeniyle işçilerine kızdığını, şikayetçi ve yanında bulunanların kendisine saldırması nedeniyle onlara vurduğunu” söylediği, ancak sorgusundan sonra verdiği 13.02.2007 havale tarihli dilekçesinde ve 19.02.2007 tarihli ifadesinde, sorgusunda bahsettiği olayın Mahkemenin 2007/13 esas sayılı dosyası ile ilgili olduğunu, olayları karıştırdığını belirtmesi, getirtilip dosya içerisine konulduğu belirtilen 2007/13 esas sayılı dosyanın, bu dosya içerisinde bulunmadığının ve sanığın sorgusunda ikrar ettiği eylemin, şikayetçinin iddia ettiği eylemden farklı olduğunun anlaşılması karşısında; şikayetçi H.. P..’ un tanık sıfatıyla duruşmaya getirtilerek ifadesi alınıp, sanık ile yüzleştirilmeden, 2007/13 esas sayılı dosyanın onaylı bir sureti getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Hüküm fıkrasında “ suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki göz önüne alınarak ” temel cezanın 4 ay hapis olarak tayin edildiğinin belirtilmesine rağmen hükmün gerekçesinde, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına da karar verilmemiş olan sanığın, adli sicil kaydındaki hangi ilam nedeniyle olduğu da açıklanmadan, tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan hapis cezası tercih edildiği belirtilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/19009 Karar No: 2010/22289 Karar Tarihi: 6 Temmuz 2010
2. Ceza Dairesi Esas No: 2009/19009 Karar No: 2010/22289 Karar Tarihi: 06.07.2010 2. Ceza Dairesi         2009/19009 E.  ,  2010/22289 K. Tebliğname No : 2 - 2007/166353 MAHKEMESİ: Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2007 NUMARASI : 2007/47 SUÇ : Kasten yaralama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kovuşturma aşamasında adresinde bulunamadığı için ifadesinin alınmasından vazgeçilen şikayetçinin soruşturma aşamasındaki ifadelerinde “daha önceleri gördüğü için simaen tanıdığı, Y.. adlı restorantın işletecisi olarak bildiği, ancak adını bilmediği ve eşkalini verdiği bir kişi tarafından dövüldüğünü iddia etmesi, atılı suçu kabul etmeyen sanığın ise soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, şikayetçiyi tanımadığını, olay günü İzmir İlinde bulunduğunu söylemesine rağmen, 15.01.2007 tarihli sorgusunda “ akşam saatlerinde işyerine geldiğini, bu saatte içki verilmesi nedeniyle işçilerine kızdığını, şikayetçi ve yanında bulunanların kendisine saldırması nedeniyle onlara vurduğunu” söylediği, ancak sorgusundan sonra verdiği 13.02.2007 havale tarihli dilekçesinde ve 19.02.2007 tarihli ifadesinde, sorgusunda bahsettiği olayın Mahkemenin 2007/13 esas sayılı dosyası ile ilgili olduğunu, olayları karıştırdığını belirtmesi, getirtilip dosya içerisine konulduğu belirtilen 2007/13 esas sayılı dosyanın, bu dosya içerisinde bulunmadığının ve sanığın sorgusunda ikrar ettiği eylemin, şikayetçinin iddia ettiği eylemden farklı olduğunun anlaşılması karşısında; şikayetçi H.. P..’ un tanık sıfatıyla duruşmaya getirtilerek ifadesi alınıp, sanık ile yüzleştirilmeden, 2007/13 esas sayılı dosyanın onaylı bir sureti getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; Hüküm fıkrasında “ suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki göz önüne alınarak ” temel cezanın 4 ay hapis olarak tayin edildiğinin belirtilmesine rağmen hükmün gerekçesinde, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına da karar verilmemiş olan sanığın, adli sicil kaydındaki hangi ilam nedeniyle olduğu da açıklanmadan, tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan hapis cezası tercih edildiği belirtilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.