Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2018/7878 K. 2019/4102

Karar Tarihi: 27 Şubat 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/7878
Karar Numarası 2019/4102
Karar Tarihi 27 Şubat 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

maddesi dikkate alınarak, tek bir yaralama suçunu oluşturduğu, tamamlanmış kasten yaralama suçundan olayda satır da kullanıldığından TCK'nin 6/1-f maddesi de dikkate alınarak TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince silah artırımı da yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylem bölünerek hem silahla yaralamaya teşebbüs suçundan hem de basit yaralama suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, müşteki ile aralarında önceye dayalı husumetin olması, çıkan tartışma sırasında atılı suçu işlediğini iddia etmesi karşısında,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238- karar 2002/367 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda ise sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/7878 Karar No: 2019/4102 Karar Tarihi: 27 Şubat 2019
3. Ceza Dairesi Esas No: 2018/7878 Karar No: 2019/4102 Karar Tarihi: 27.02.2019 3. Ceza Dairesi         2018/7878 E.  ,  2019/4102 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Oluşa, dosya içeriğine ve mahkemenin kabulüne göre; sanık ve müştekinin olay günü tartıştıkları, sanığın müştekiye önce elindeki satır ile vurmaya çalıştığı, ancak müştekinin kendini geri çekmesi neticesinde yaralayamadığı, sonrasında tekme ve yumruk ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığının anlaşılması karşısında, sanığın müştekiyi kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı anda meydana geldiğinden olay bir bütün olarak düşünüldüğünde TCK'nin 61. maddesi dikkate alınarak, tek bir yaralama suçunu oluşturduğu, tamamlanmış kasten yaralama suçundan olayda satır da kullanıldığından TCK'nin 6/1-f maddesi de dikkate alınarak TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince silah artırımı da yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylem bölünerek hem silahla yaralamaya teşebbüs suçundan hem de basit yaralama suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, 2) Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, müşteki ile aralarında önceye dayalı husumetin olması, çıkan tartışma sırasında atılı suçu işlediğini iddia etmesi karşısında,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238- karar 2002/367 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda ise sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, 3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/427 Esas 2011/164 Karar sayılı 24/05/2011 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2013/8699 Esas 2013/13211 Karar sayılı 04/11/2013 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde ise Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas 2014/241 Karar sayılı 20/11/2014 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği, söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın sabıka kaydında başkaca tekerrüre esas ilamının olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.