Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

19. Ceza Dairesi E. 2017/3717 K. 2017/11743

Karar Tarihi: 27 Aralık 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 19. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2017/3717
Karar Numarası 2017/11743
Karar Tarihi 27 Aralık 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #bono

Karar Özeti

ve ...'nun aynı Kanun’un aynı maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 20/11/2015 tarihli ve 2015/177 esas, 2015/684 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2016 tarihli ve 2016/9 değişik iş sayılı,
Yine aynı suçtan her iki sanığın aynı Kanun maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 12/06/2015 tarihli ve 2015/265 esas, 2015/356 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2015 tarihli ve 2015/141 değişik iş sayılı,
Yine aynı suçtan her iki sanığın aynı Kanun maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 29/01/2016 tarihli ve 2015/367 esas, 2016/68 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/06/2017 gün ve 94660652-105-07-14653-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve KYB.2017/38347 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında 5 ayrı ödeme tarihlerini içeren bonolara konu borcun bir bütün olarak tarafları aynı olan tek bir borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16-188 esas, 2009/205 karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceğine karar verilmiş olması karşısında, yazılı şekilde sanıkların her biri için dört kez 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/3717 Karar No: 2017/11743 Karar Tarihi: 27 Aralık 2017
19. Ceza Dairesi Esas No: 2017/3717 Karar No: 2017/11743 Karar Tarihi: 27.12.2017 19. Ceza Dairesi         2017/3717 E.  ,  2017/11743 K. Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan; Sanık ...’in 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 08/05/2015 tarihli ve 2015/6 esas, 2015/264 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/139 değişik iş sayılı, Aynı suçtan sanık ...'nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 04/09/2015 tarihli ve 2015/178 esas, 2015/513 sayılı, Yine aynı suçtan sanıklar ... ve ...'nun aynı Kanun’un aynı maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 20/11/2015 tarihli ve 2015/177 esas, 2015/684 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2016 tarihli ve 2016/9 değişik iş sayılı, Yine aynı suçtan her iki sanığın aynı Kanun maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 12/06/2015 tarihli ve 2015/265 esas, 2015/356 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2015 tarihli ve 2015/141 değişik iş sayılı, Yine aynı suçtan her iki sanığın aynı Kanun maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 29/01/2016 tarihli ve 2015/367 esas, 2016/68 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/06/2017 gün ve 94660652-105-07-14653-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve KYB.2017/38347 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosyalar kapsamına göre; sanıkların alacaklı ...’ye olan borçlarına karşılık hepsinin düzenleme tarihleri 01/01/2014 ve ödeme tarihleri 05/05/2015, 05/06/2015, 05/07/2015, 05/08/2015 ve 05/09/2015 olan bonoları düzenledikleri, bonoların alacaklı vekili tarafından 12/12/2014 tarihli takip talepleriyle aynı tarihte Korkuteli İcra Dairesinin 2015/2661, 2660, 2659, 2658 ve 2657 sayılı dosyaları üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icraya konularak anılan İcra Müdürlüğünün aynı tarihli ödeme emirlerinin sanıklara aynı tarihte muvafakatleri ile tebliğ edildiği ve her bir dosyadan aynı (12/12/2014) tarihli taahhütnamelerle borçlu sanıkların borçlarını sırasıyla 05/09/2015 tarihinde 36.210,19 Türk lirası, 28/02/2015 tarihinde 36.523,17 Türk lirası, 28/03/2015 tarihinde 36.835,21 Türk lirası, 28/04/2015 tarihinde 37.452,12 Türk lirası ve 28/05/2015 tarihinde 37.138,08 Türk lirası ödeme taahhüdünde bulundukları, ancak borçluların borçlarını taahhütnamelerde öngörülen sürelerde ödememeleri nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikayetler üzerine borçlular hakkında taahhüdü ihlal suçundan açılan davalarda Korkuteli İcra Ceza Mahkemesince her bir taahhüdün ayrı bonolara ilişkin olması nedeniyle ayrı ayrı suç oluştuğu gerekçesiyle her bir taahhüt için sanıkların ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de (05/06/2015 ödeme tarihli bonoyla ilgili olarak taahhüdü ihlalden aynı Mahkemenin 2015/366 esas sayılı davanın ise halen derdest olduğu) , somut olayda sanıkların alacaklıya borçları nedeniyle tanzim tarihleri aynı ödeme tarihleri farklı olan 5 ayrı bono düzenleyerek verdikleri, bonolar 12/12/2014 tarihinde ayrı ayrı takibe konulmuş ise de, esasen icra takiplerinin başlatıldığı 12/12/2014 tarihinde tüm bonoların ödeme tarihlerinin de geçmiş olduğu, her ne kadar bonolarda mücerretlik ilkesi geçerli ise de, 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin "111'inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında 5 ayrı ödeme tarihlerini içeren bonolara konu borcun bir bütün olarak tarafları aynı olan tek bir borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16-188 esas, 2009/205 karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceğine karar verilmiş olması karşısında, yazılı şekilde sanıkların her biri için dört kez 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/139 değişik iş sayılı, Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 04/09/2015 tarihli ve 2015/178 esas, 2015/513 sayılı, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2016 tarihli ve 2016/9 değişik iş sayılı, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2015 tarihli ve 2015/141 değişik iş sayılı, Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 29/01/2016 tarihli ve 2015/367 esas, 2016/68 sayılı kararlarının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.