Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Hukuk Dairesi E. 2015/8129 K. 2016/3085

Karar Tarihi: 14 Nisan 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/8129
Karar Numarası 2016/3085
Karar Tarihi 14 Nisan 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #itirazın iptali #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemece, aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/8129 Karar No: 2016/3085 Karar Tarihi: 14 Nisan 2016
6. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/8129 Karar No: 2016/3085 Karar Tarihi: 14.04.2016 6. Hukuk Dairesi         2015/8129 E.  ,  2016/3085 K. MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından süresinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; Adına kayıtlı taşınmazda davalının 15.07.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olarak ikamet ettiğini, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan 17.02.2014 tarihli icra takibine davalı kiracı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davacının kiraya veren sıfatının bulunmadığını, kira sözleşmesindeki imzanın başkasına ait olup davacının dava açmakta aktif husumetinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 17.03.2015 tarihli duruşmada kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki davacı beyanı ile aynı celse tanık olarak dinlenen ve imzası alınan davacının eşi ...’in imzası ile kira sözleşmesindeki kiraya veren bölümündeki imzanın ilk bakışta aynı olması, öte yandan kira sözleşmesindeki imzanın daha ilk bakışta davacıya ait olmadığının anlaşılması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu mecurun ikametgah vasfıyla 15.07.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı sıfatı ile davalı ...’un kullanımına bırakıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı konumundaki ...’in kira alacağını isteme hakkının bulunup bulunmadığı hususundadır. Davaya konu kiralanana ait 15.07.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin ön yüzünde kiraya veren olarak ..., kiracı olarak ... isminin yer aldığı, arka yüzünde yine kiraya veren olarak ... ismi yazılı olup imzalandığı, kiracı olarak ... ismi yazılı olup imzalandığı, icra takip talebinin de davacı ... tarafından başlatıldığı anlaşılmaktadır. Kira alacağı sözleşmeden kaynaklanan bir alacak ilişkisi olup kiracı, kiraya verene karşı edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle kural olarak kira alacağını talep hakkı kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren dışında malik de kira alacağını talep edebilir. Somut olayda, mecurun dosyada bulunan tapu kaydına göre 11 no’lu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Malik mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman kira alacağının tahsilini isteyebilir. Buna göre işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. ./.. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.