Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Hukuk Dairesi E. 2015/2499 K. 2016/1225

Karar Tarihi: 8 Şubat 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/2499
Karar Numarası 2016/1225
Karar Tarihi 8 Şubat 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #nafaka #icra takibi #itirazın iptali #çek

Karar Özeti

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ....Aile Mahkemesi'nin 2009/455 Esas- 2010/198 Karar sayılı ilamı ile davalı lehine 21.07.2009 tarihinden itibaren 300 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/6685 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını,davalının talebi üzerine 30.04.2013 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığını, ....Aile Mahkemesi'nin 26.04.2013 tarih 2009/455 Esas 2010/198 Karar sayılı ek kararı ile verilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devam etmesine, karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verildiğini, 28.05.2010- 25.03.2013 tarihlerine ilişkin nafakayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, yapmış olduğu haksız ödemelerin tahsili amacıyla davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2013/6418 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra Müdürlüğünün 2013/6418 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline,takibin 11.002,68 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihi olan 02/08/2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek talepnamedeki diğer koşullarla devamına, hesap olunan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/2499 Karar No: 2016/1225 Karar Tarihi: 8 Şubat 2016
3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/2499 Karar No: 2016/1225 Karar Tarihi: 08.02.2016 3. Hukuk Dairesi         2015/2499 E.  ,  2016/1225 K. MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesi ile; ....Aile Mahkemesi'nin 2009/455 Esas- 2010/198 Karar sayılı ilamı ile davalı lehine 21.07.2009 tarihinden itibaren 300 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/6685 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını,davalının talebi üzerine 30.04.2013 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığını, ....Aile Mahkemesi'nin 26.04.2013 tarih 2009/455 Esas 2010/198 Karar sayılı ek kararı ile verilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devam etmesine, karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verildiğini, 28.05.2010- 25.03.2013 tarihlerine ilişkin nafakayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, yapmış olduğu haksız ödemelerin tahsili amacıyla davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2013/6418 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2013/6418 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline,takibin 11.002,68 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihi olan 02/08/2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek talepnamedeki diğer koşullarla devamına, hesap olunan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı taraf davalı lehine hükmedilen tedbir nafakasının 28.05.2010 tarihi itibariyle sona ermesine rağmen rağmen, haksız olarak davalı tarafından icra yoluyla tahsil edildiğini ileri sürülerek; (boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren) ödenen nafakanın istirdatı için başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. İcra İflas Kanunu'nun 72/7.maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 28.05.2010 tarihinden 25.03.2013 tarihine kadar geçen sürede ödenen nafaka miktarı hesaplanmış, mahkemece de bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, davacı; İİK’nun 72/7.maddesine göre ödediği parayı, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde dava edebilir. Maddede öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup, re'sen mahkemece dikkate alınması gerekir. Davacı, nafakanın ödeme biçimine göre icra takip tarihinden (02.08.2013) geriye doğru bir yıllık süre içerisinde ödediği nafaka miktarının istirdadını talep edebilir. Bu husus gözetilmeden, boşanma davasının kesinleşme tarihinden itibaren ödenen nafakaların istirdadı cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, İcra inkar tazminatının kanuna konuluş amacı borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine borcunu inkar etmesini önlemektedir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun kendi başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez. Somut olayda; dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanabilecek nitelikte olup, dava konusu alacak likit değildir. Hal böyle olunca, mahkemece; takip konusu alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece yasal koşulları bulunmadığı halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.