Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2012/2156 K. 2012/3896

Karar Tarihi: 15 Mart 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2012/2156
Karar Numarası 2012/3896
Karar Tarihi 15 Mart 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #dolandırıcılık #görevi kötüye kullanma #usulsüzlük

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para ödediğinin ve buna göre şirket ortağı olup olmadığının, ayrıca şirket yöneticisi olan davalı gerçek kişilerin iddia edilen zarardan dolayı sorumluluklarının bulunup bulunmadığının davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirleneceği, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafın kesin süre içinde davacı tarafça yatırılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/2156 Karar No: 2012/3896 Karar Tarihi: 15 Mart 2012
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/2156 Karar No: 2012/3896 Karar Tarihi: 15.03.2012 11. Hukuk Dairesi         2012/2156 E.  ,  2012/3896 K. MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.06.2011 tarih ve 2010/327-2011/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... dışındaki davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 100.000 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para ödediğinin ve buna göre şirket ortağı olup olmadığının, ayrıca şirket yöneticisi olan davalı gerçek kişilerin iddia edilen zarardan dolayı sorumluluklarının bulunup bulunmadığının davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirleneceği, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafın kesin süre içinde davacı tarafça yatırılmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı ... dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı dava dosyaları incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de, davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı defi, davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek reddedilmiş ise de, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı tam olarak belirlenmeden, dolayısı ile davalıların hukuki durumları açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.