Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2011/10348 K. 2011/11530

Karar Tarihi: 17 Kasım 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2011/10348
Karar Numarası 2011/11530
Karar Tarihi 17 Kasım 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/10348 Karar No: 2011/11530 Karar Tarihi: 17 Kasım 2011
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/10348 Karar No: 2011/11530 Karar Tarihi: 17.11.2011 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2011/10348 E.  ,  2011/11530 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırılan taşınmazlardan 241 ada 71 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığını belirlemek amacıyla belediye başkanlığına yazılan yazılara verilen cevaplarda belediye sınırları içinde bulunan dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında olmadığı, belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden yararlanmadığı, sadece çöp toplama hizmetinden yararlandığı ve meskûn mahal içinde bulunmadığı belirtilmiştir. Belirlenen bu özelliklerine göre dava konusu 241 ada 71 parsel nolu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması gerekirken Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına da aykırı olarak arsa değerlendirmesini esas alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi, 2-Kamulaştırılan taşınmazlardan 241 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; A-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken değerlendirmeye esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü, B-Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekarda zeytin veriminin genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu, yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytinde verimin 900 kg üzerinden değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de, ülke genelinde geçerli ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 500 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması, C-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki tarım müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen ilçe tarım müdürlüğü'nün 16.08.2011 tarihli yazısında 2009 yılında zeytin üretim giderinin 669 TL bildirildiği halde dosya içerisinde bulunan 23.12.2009 tarihli yazısında ise 699 TL bildirilmiştir. ilçe tarım müdürlüğünden üretim gideriyle ilgili bu çelişkinin sorularak giderilmesi gerekirken, üretim giderini 400 TL alarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, D-Dava konusu 241 ada 6 parsel nolu taşınmazın tamamının kapama zeytin bahçesi niteliğine göre, tespit edilecek bedelin içinde zeytin ağaçlarının dışında kalan ağaçların da değeri bulunduğundan ayrıca bu ağaçlara herhangi bir değer verilmemesi gerekirken, hükme esas alınan raporda 3 adet mandalina ve 2 adet nar ağacına toplam 1.000 TL maktu değer verilerek kamulaştırma bedeline eklenmesi, Doğru görülmemiştir. Mahkemece, bilirkişi kurulundan zeytin veriminin 500 kg. olarak değerlendirileceği de gözönünde tutularak ilçe tarım müdürlüğünden 2009 yılı itibariyle çelişkinin giderildiği ortalama dekar başına üretim giderini gösteren veri cetveli getirtilerek, bu veri cetveline göre kapitalizasyon faizinin de %5 alınarak değerlendirme yapılan ek rapor alınarak kazanılmış haklar da gözönünde tutulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.