Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2007/2440 K. 2007/2430

Karar Tarihi: 19 Mart 2007 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2007/2440
Karar Numarası 2007/2430
Karar Tarihi 19 Mart 2007

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı hazine vekili ile müdahil davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalılara iadesine, 19.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/2440 Karar No: 2007/2430 Karar Tarihi: 19 Mart 2007
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2007/2440 Karar No: 2007/2430 Karar Tarihi: 19.03.2007 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2007/2440 E.  ,  2007/2430 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı hazine vekili ile müdahil davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliği gözönünde tutularak bilirkişi kurulu oluşturulup yerinde inceleme yaptırılmış ve düzenlenen rapor hükme esas alınmış ise de, 2942 Sayılı Yasanın "kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı olarak, arsa niteliğinde kabul edilen taşınmaza tarla satışı emsal alınmış, kamulaştırma bedeli denetime elverişli olmayan ve yasada öngörülen yönteme uygun düşmeyen genel değerlendirmelerle tespit edilmiş bulunduğundan, bu rapora itibarla hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Şöyle ki; 1-Bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın yerinde inceleme yapılarak, 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal arsa satışlarını esas alarak dava konusu taşınmaz malın satış değerini ve bu değeri etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurları gözeten gerekçeli bir değerlendirmeye dayalı olarak taşınmaz malın değerinin tespiti gerekir. Satışı emsal alınacak olan taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı mevkii ve konumda ve aynı yüzölçümde olması, birbirine komşu ya da yakın mesafede bulunması, kamulaştırma (değerlendirme) gününe yakın tarihlerde satılmış olması zorunlu değildir. Buna göre dava konusu taşınmaza emsal alınabilecek nitelik ve özellikleri taşıyan emsal arsa satışlarının belirlenip bilirkişi kurullarınca bu emsal satışların esas alınması suretiyle yapılacak karşılaştırma ve değerlendirme sonunda dava konusu taşınmazın değeri tespit edilmelidir. Dava konusu taşınmazın yer aldığı ilçede emsal olabilecek özel amacı olmayan arsa satışlarının bulunmadığı da düşünülemez. Kaldı ki, böyle bir olasılık söz konusu olsa bile komşu il ve ilçelerde –kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan- arsa satışları da emsal alınabilir. ./.. -2- 2007/2440-2430 Emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir. İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18.maddesinin 2.fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun yukarıda açıklanan esaslara uygun düşmediği gözetilmeden, gerekli araştırma ve yeterli incelemeyi içermeyen bu rapora itibarla hüküm kurulması, 2-Dava konusu taşınmazın askeri güvenlik bölgesi içinde bulunmasından kaynaklanan olumsuz etkinin taşınmazın değerinde düşüklüğe neden olması kaçınılmaz olduğu halde taşınmazın belirlenecek değerinden makul bir oranda indirim yapılmamış olması, 3-Kamulaştırma Yasanının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin sekizinci fıkrasında; idarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına bankaya yatırıldığına dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, yasanın bu emredici hükmüne aykırı olarak idarece bankaya yatırılmış olan kamulaştırma bedelinin davalılara ödenmesinin kararın kesinleşmesi koşuluna bağlanması, 4-Tapu kaydında bulunan vakıf şerhinin bedele yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir. Mahkemece taraflardan istenecek ve/veya mahkemece resen yapılacak araştırma sonucu bulunacak emsallere ait tapu kayıtları dosyaya getirtildikten sonra, bilirkişi kurulundan yukarıda 1. bentte açıklanan hususlarda dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapan ek rapor alınmalı oluşacak sonuca göre ve bozmanın diğer bentlerinde açıklanan hususlarda gözetilmek suretiyle karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalılara iadesine, 19.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.