Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Hukuk Dairesi E. 2023/1074 K. 2023/7916

Karar Tarihi: 26 Eylül 2023 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2023/1074
Karar Numarası 2023/7916
Karar Tarihi 26 Eylül 2023

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/9 Esas, 2016/230 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar kayyımı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/1074 Karar No: 2023/7916 Karar Tarihi: 26 Eylül 2023
5. Hukuk Dairesi Esas No: 2023/1074 Karar No: 2023/7916 Karar Tarihi: 26.09.2023 5. Hukuk Dairesi         2023/1074 E.  ,  2023/7916 K. MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2025 Esas, 2022/3497 Karar KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/9 Esas, 2016/230 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar kayyımı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar Dairemiz denetiminden geçerek 26.11.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili 31.12.2018 tarihli dilekçesiyle; tapuda "Ahmet" yazılı olan davalı adının isim düzletim işlemi sonucunda 06.03.2017 tarihinde ... olduğunu, isim düzeltim işlemi sonrasında mirasçılarının adı geçenin payının intikal işlemlerini 27.03.2017 tarihinde tamamladıklarını ve paylarını 29.12.2017 tarihinde ... isimli kişiye devrettiklerini belirterek dava konusu taşınmazı kurum adına tescil ettirebilmeleri için mahkeme kararındaki "..." adının kaldırılarak yerine "..." adının yazılması için tavzih talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 15.02.2019 tarihli karar ile davacı idarenin tavzih isteminin reddine karar verilmiş, idare vekilinin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davacı idare vekili 10.06.2022 havale tarihli dilekçesiyle; davalı ... adına bloke edilen ve kayyım hesabına aktarılan 8709,37 TL kamulaştırma bedelinin mahkeme kararı ile tekrar idareleri adına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 10.08.2022 tarihli ek karar ile davacı idarenin talebi reddedilmiş, ek kararın tavzih talep eden-davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve numarası yazılı kararı ile istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde; "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 305/A maddesinde ise "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlenmesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taraflara yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilmesi ya da yeni borçlar yüklenmesi mümkün olmadığından tavzih dilekçesinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf itirazının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.