Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2006/4277 K. 2006/5543

Karar Tarihi: 3 Temmuz 2006 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2006/4277
Karar Numarası 2006/5543
Karar Tarihi 3 Temmuz 2006

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #kamulaştırma #çek

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/4277 Karar No: 2006/5543 Karar Tarihi: 3 Temmuz 2006
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2006/4277 Karar No: 2006/5543 Karar Tarihi: 03.07.2006 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2006/4277 E.  ,  2006/5543 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre kıymet takdir komisyonunun belirlediği değer ile bilirkişi kurulunun saptadığı değer arasında önemli bir oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre bir mislini aşan fark) bulunduğu gözetilerek, mahkemece aynı yöntemle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde yapılacak inceleme ve değerlendirme ile taşınmazın değerinin belirlenmesinden sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, tek raporla yetinilerek karar verilmesi, 2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin hesaplanmasında etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir. Bu saptamanın yapılmasında gözönünde tutulması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır. 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Dosyaya getirtilen emlak vergisine esas asgari değerlerinin emsal taşınmaz için 19,43 YTL./m2, davalı yer için 4,53 YTL./m2 olduğu bildirilmiş olup, buna göre kamulaştırılan taşınmaz, emsal taşınmazın l/4 oranında değerli olduğu halde bilirkişi raporunda bu olgu tersine çevrilerek dava konusu taşınmazın emsalden %15 oranında üstün olduğu ileri sürülerek değerlendirme yapılmıştır. Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olup, mahkemece, bu farklılık ve çelişkinin bilirkişi kurulundan ek raporlar alınarak giderilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması, 3-Mahkemece gerekçeli kararda hükmedilen kamulaştırma bedellerinin davacıların payı oranında ödenmesine karar verilmiş, davacıların payı veya bu paya tekabül eden kamulaştırma bedeli açıkça gösterilmemiştir. HUMK.nun 388. ve 389. maddeleri hükmüne göre, mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından herbiri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken infazda duraksamaya neden olacak şekilde hüküm kurulması, 4-20.10.1989 gün 1988/4 esas 1989/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince faizin kamulaştırma işleminin kesinleştiği 15.10.2003 tarihinden başlatılması gerekirken dava tarihinden faiz verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.