Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

6. Ceza Dairesi E. 2025/218 K. 2025/2458

Karar Tarihi: 3 Mart 2025 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 6. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2025/218
Karar Numarası 2025/2458
Karar Tarihi 3 Mart 2025

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2025/218 Karar No: 2025/2458 Karar Tarihi: 3 Mart 2025
6. Ceza Dairesi Esas No: 2025/218 Karar No: 2025/2458 Karar Tarihi: 03.03.2025 6. Ceza Dairesi         2025/218 E.  ,  2025/2458 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4345 E., 2024/2871 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi (5271 sayılı Kanun'un 299/1) gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2024 tarihli ve 2024/284 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 168/3, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.11.2024 tarihli ve 2024/4345 Esas, 2024/2871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, "Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında yasal şartları oluştuğu halde, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır." eleştirisi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur beyanından başkaca somut ve kesin delil bulunmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.