Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Ceza Dairesi E. 2021/15938 K. 2024/1462

Karar Tarihi: 19 Şubat 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/15938
Karar Numarası 2024/1462
Karar Tarihi 19 Şubat 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

OLAY VE OLGULAR
1.Davaya konu olay, kolluk görevlilerince sanığın sürücülüğünü yaptığı aracın durdurularak yapılan aramada aracın bagajında poşet içerisinde aldatma kabiliyetini haiz sahte 1.040 adet 100,00 TL'lik banknotun ele geçirildiğine, sanığın aşamalardaki savunmalarında emniyet adına haber elemanı olarak çalıştığını, suça konu paraları da yapılacak olan narkotik operasyonlarında kullanacağını beyan ettiğine, ancak emniyete yazılan yazı cevabına göre sanığın savunmasının doğrulanmadığına ilişkindir. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli 2018/2947 Esas, 2019/2332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün düzeltilerek "sanığın 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli 2018/2947 Esas, 2019/2332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/15938 Karar No: 2024/1462 Karar Tarihi: 19 Şubat 2024
8. Ceza Dairesi Esas No: 2021/15938 Karar No: 2024/1462 Karar Tarihi: 19.02.2024 8. Ceza Dairesi         2021/15938 E.  ,  2024/1462 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2947 E., 2019/2332 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli 2017/309 Esas, 2018/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suç eşyalarının müsaderesi ile TC Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlgili kararın sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli 2018/2947 Esas, 2019/2332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün düzeltilerek "sanığın 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, aşamalarda bildirilen deliller toplanmadan eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Davaya konu olay, kolluk görevlilerince sanığın sürücülüğünü yaptığı aracın durdurularak yapılan aramada aracın bagajında poşet içerisinde aldatma kabiliyetini haiz sahte 1.040 adet 100,00 TL'lik banknotun ele geçirildiğine, sanığın aşamalardaki savunmalarında emniyet adına haber elemanı olarak çalıştığını, suça konu paraları da yapılacak olan narkotik operasyonlarında kullanacağını beyan ettiğine, ancak emniyete yazılan yazı cevabına göre sanığın savunmasının doğrulanmadığına ilişkindir. 2. ... İstanbul Şubesi inceleme ve değerlendirme raporuna göre 1.040 adet 100,00 TL banknotun sahte ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerine atılı parada sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, ele geçen toplam 104.000,00 TL tutarındaki sahte para miktarına göre sanığın üzerine atılı parada sahtecilik suçundan ele geçirilen sahte paraların miktarının çokluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzalaştırılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca yasal gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik yok ise de, aynı kanunun 3 üncü maddesinde yer alan "suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur" şeklindeki orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları gözetilmeden, eyleminde suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç kastının önem ve değeri meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kastına dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik bakımından bir özellik arzetmeyen sanık hakkında, hükmedilen temel cezanın alt sınırın çok üzerinde tayini suretiyle fazla ceza tayini Kanuna aykırı, sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, tekerrüre esas ilamın karar yerinde gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 20 nci ve 22 nci maddelerinde, kişilerin özel yaşamlarının ve haberleşmenin gizliliği ilkeleri güvence altına alınmış, 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiş, 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin ikinci fıkrasında arama karar veya emrinde; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerlerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresinin açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, aynı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrasında da kanun ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı açıklanmıştır. Dava konusu olayda, sanığın bulunduğu araçta arama yapılabileceğine ilişkin Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 7 nci maddesine göre usulüne uygun bir önleme kararı veya suç şüphesi üzerine alınan bir adli arama kararı dosya içerisinde mevcut olmadığından öncelikle olaya ilişkin bir adli (hakim kararı, savcılık ve kolluk amirinin emri) veya önleme arama kararının bulunup bulunmadığının araştırılarak var ise onaylı örneğinin dosya içerisine alınması ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, böyle bir kararın mevcut olmadığının tespiti halinde ise söz konusu araçta yapılan arama işleminin Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 4/A ve 13 üncü maddesi kapsamında kalmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, ele geçirilen suç konusu paraların hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmalarından dolayı hükme esas alınamayacağı gözetilerek sanığın beraati ile suça konu sahte paraların müsaderesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli 2018/2947 Esas, 2019/2332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.