Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2013/3436 K. 2013/21043

Karar Tarihi: 21 Kasım 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2013/3436
Karar Numarası 2013/21043
Karar Tarihi 21 Kasım 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. maddesinin aradığı anlamda esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak çoğunluğu tarafından muvafakat edilmesi şartı gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/3436 Karar No: 2013/21043 Karar Tarihi: 21 Kasım 2013
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/3436 Karar No: 2013/21043 Karar Tarihi: 21.11.2013 11. Hukuk Dairesi         2013/3436 E.  ,  2013/21043 K. MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2012 tarih ve 2012/361-2012/516 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkette ...'nun %51, dava dışı ortak ...'nun %16, davalı ortak ...'nun %33 pay sahibi olduğunu, davalının davacı şirketi yönettiği tarihte kötü yönetimiyle şirketi borca batık hale getirdiğini, bankalara olan borçların ödenebilmesi için taşınmazların satıldığını, bu satışa şirketi temsilen davalı ortağın aracılık ettiğini, satış tutarından bankalara borçlar ödendikten sonra artan kısmın şirkete iade edilmediğini, halen davalının uhdesinde bulunduğunu, ayrıca şirkete ait kum ocağı ve iş makineleri ile tesisatın satıldığını, bunların parasının da şirkete iade edilmediğini, uyarılara rağmen davalı uhdesindeki paranın ödenmemesi üzerine, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/318 esasındaki davanın açıldığını, bu davada alınan bilirkişi raporuna göre davalı üzerinde 6.200.000,00 TL para bulunduğunu, şirketin davalı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için açacağı davada hissedarlardan ...’nun %51 hisseye sahip bulunması sebebiyle ön koşul olan muvafakat şartının gerçekleştiğinin belirterek, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davada TTK 551/3 maddesinde öngörülen çifte çoğunluğun gerçekleşmediğini, bu davaya sadece ortaklardan ...'nun muvafakat ettiğini, diğer ortağın muvafakatinin bulunmadığını, yasada çıkarmaya muvafakat eden ortakların sermaye ve oy çoğunluğuna sahip olmalarının arandığını, bu koşulların olayda gerçekleşmediğini, esasa yönelik olarak yasada aranan muhik sebep koşulunun oluşmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, esas sözleşmedeki 'Bir ortağın bütün ortakların haiz olduğu rey sayısının üçte birinden fazlasına sahip olamaz' düzenlemesinin halen geçerli olduğu, buna göre %51 pay sahibi ortağın oy hakkı bütün ortakların oy hakkının üçte biri kadarı olduğu, TTK.’nın 551/3. maddesinin aradığı anlamda esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak çoğunluğu tarafından muvafakat edilmesi şartı gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.