Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Hukuk Dairesi E. 2014/19042 K. 2016/1793

Karar Tarihi: 3 Şubat 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2014/19042
Karar Numarası 2016/1793
Karar Tarihi 3 Şubat 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #mal rejimi #tescil #çek

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Mal Paylaşımı ... Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/19042 Karar No: 2016/1793 Karar Tarihi: 3 Şubat 2016
8. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/19042 Karar No: 2016/1793 Karar Tarihi: 03.02.2016 8. Hukuk Dairesi         2014/19042 E.  ,  2016/1793 K. MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Mal Paylaşımı ... ile ... aralarındaki boşanma ve mal paylaşmı davasının reddine dair ... 8. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davalı adına kayıtlı bir adet taşınmaz ve nakit para ile ilgili olarak, taşınmaz yönünden ½ hissenin davacı adına tescilini ve nakit para yönünden yarısının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki evlilik birliğinin halen devam ettiği, boşanmanın gerçekleşmediği, bu durumda mal paylaşımı davasının söz konusu olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde red kararı yerine davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi gerektiği itirazı ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer. Yargıtay'ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir. Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel(istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir. Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda, usul ekonomisi ilkesi gereğince (6100 s.lı HMK'nun 30. m) sonucunun bekletici sorun yapılması gerekir. Mal rejiminin tafiyesi kapsamında açılan alacak davasında, mal rejimi sona ermemiş veya evliliğin dolayısıyla mal rejiminin sona ermesini sağlayabilecek boşanma/evliliğin iptali davasının açılmamış olması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir. .//.. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde, dava mal rejiminin tasfiyesine bağlı alacak davası niteliğindedir. Eşler, 20.08.2000 tarihinde evlenmiş; taraflar arasında 22.06.2010 tarihinde açılan boşanma davası mahkemece reddedilmiş; hüküm 02.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Evlilik devam etmekte, mal rejimi sona ermemiştir. Hal böyle olunca, dava ön koşulu gerçekleşmediğinden, davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de, ret kararı sonuç itibarıyle doğru olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamış, hükmün onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.