Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

7. Hukuk Dairesi E. 2003/1690 K. 2003/2368

Karar Tarihi: 15 Eylül 2003 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2003/1690
Karar Numarası 2003/2368
Karar Tarihi 15 Eylül 2003

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil

Karar Özeti

KADASTRO KANUNU [ Madde 5 ]

"İçtihat Metni"


Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hasan tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Mahkemece yasada öngörülen ilanlar yaptırıldıktan, tutanak içeriğinde gösterilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası dosya içine getirildikten sonra (davanın reddine) 166 ada 70 parsel sayılı dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hasan tarafından temyiz edilmiştir. Bu nedenlerle davacı tarafın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 15.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2003/1690 Karar No: 2003/2368 Karar Tarihi: 15 Eylül 2003
7. Hukuk Dairesi Esas No: 2003/1690 Karar No: 2003/2368 Karar Tarihi: 15.09.2003 7. Hukuk Dairesi 2003/1690 E., 2003/2368 K. 7. Hukuk Dairesi 2003/1690 E., 2003/2368 K. KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZ KESİN HÜKMÜN MAHALLİNE UYGULANMASI KESİNLEŞEN TUTANAKLARIN KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜNE GÖNDERİLMESİ 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 5 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hasan tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 166 ada 70 parsel sayılı 2721,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz şahıslar adına kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, takas ve satın alma yoluyla Haşan zilyetliğinde bulunduğu ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir, tutanak aslı 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yasada öngörülen ilanlar yaptırıldıktan, tutanak içeriğinde gösterilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası dosya içine getirildikten sonra (davanın reddine) 166 ada 70 parsel sayılı dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hasan tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece hüküm kurulan 166 ada 70 parsel sayılı taşınmazın tesbiti 23.1.2003 tarihinde malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmış ise de; tutanak içeriğinde sözü edilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 999/97 Esas sayılı dosyasında 26.12.2001 tarihinde karar verilmiş ve taraflarca temyiz edilmeyerek 5.2.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Bu itibarla tesbit gününde kadastro mahkemesine aktarılması gereken bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece tutanağın kadastro işlemlerinin olağan usule göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin 999/97 Esas sayılı dosyası kesin hüküm varsayılarak hüküm kurulmuşsa da bu kabul dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 999/97 Esas sayılı dosyasında davacı Hasan'ın davalılar hazine ve F.... Köy Muhtarlığı aleyhine açtığı tescil davasına konu taşınmazın kısmen üçüncü şahıs (asli müdahil) adına tapuda kayıtlı olduğu, kısmen mera parseli içinde kaldığından söz edilerek dayanılan tapu kaydının kapsamında kalan bölüm yönünden davanın sıfat yönünden reddine ve mera parseli içinde kalan taşınmaz yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Bu nedenle esastan reddedilen kısım yönünden kesin hüküm var ise de sıfat yönünden reddedilen kısım yönünden HUMK.nun 237. maddesinde öngörülen kesin hükmün varlığından söz edilemez. Bu itibarla Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen ilamı mahkemece mahallinde uygulanarak kesin hükmün kapsamı belirlenmeden hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Bu nedenlerle davacı tarafın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 15.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.