Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Hukuk Dairesi E. 2015/4780 K. 2015/13588

Karar Tarihi: 7 Eylül 2015 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/4780
Karar Numarası 2015/13588
Karar Tarihi 7 Eylül 2015

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #nafaka

Karar Özeti

AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/495-2014/862
Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;tarafların İzmir 16. Mahkemece;tedbir nafakasına hükmolunduktan sonra davalının işe başladığı ve gelirinin olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/4780 Karar No: 2015/13588 Karar Tarihi: 7 Eylül 2015
3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/4780 Karar No: 2015/13588 Karar Tarihi: 07.09.2015 3. Hukuk Dairesi         2015/4780 E.  ,  2015/13588 K. MAHKEMESİ: KARŞIYAKA 2. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2014/495-2014/862 Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;tarafların İzmir 16. Aile Mahkemesi'nin 2013/655 Esas sayılı kararı ile boşandıklarını, daha önce redle sonuçlanan boşanma davası sonrasında Karşıyaka 2. Aile Makhemesinin 2011/163 esas 2011/809 karar sayılı ilamı ile davalı lehine aylık 800-TL tedbir nafakasına hükmolunduğunu, davalının diş hekimi olduğunu ve tedbir nafakası davası sırasında çalışmadığını beyan ettiğini,ancak daha sonra çalışmaya başladığını, bu nedenle hükmolunan tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davanın reddini istemiştir. Mahkemece;tedbir nafakasına hükmolunduktan sonra davalının işe başladığı ve gelirinin olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dava; ayrı yaşamakta haklı olan eş hakkında verilen tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 183/6 maddesinde "eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar" denilmektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, her iki eşin birliğin giderlerine katılma zorunluluğu vardır. Birliğin giderlerine katılmada ise eşlerin "güçleri" esas alınmıştır. Davacı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Davalı (kadının) maaşı olması, gelirinin davacı (kocadan) az olması veya çok olması, davacı (kocanın) ortak giderlere katılma yükümlülüğünü büsbütün ortadan kaldırmaz. Zira, evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için, eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gereken bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, su ve telefon parası gibi giderler gösterilebilir. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini, ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden, davalının geliri olmasının, tedbir nafakasının kaldırılmasını gerektirmeyeceği zira tedbir nafakasıyla hüküm altına alınan kısım davalının evlilik birliğine yapacağı katkıya ilişkin olduğu ve davacının birliğin giderlerine katılması yükümlülüğünü sona erdirmeyeceği düşünülmeden; davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, eş için tayin edilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.