Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

1. Hukuk Dairesi E. 2011/8310 K. 2011/10395

Karar Tarihi: 17 Ekim 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 1. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2011/8310
Karar Numarası 2011/10395
Karar Tarihi 17 Ekim 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2010
NUMARASI : 2010/46-2010/407
Taraflar arasındaki davadan dolayı Edremit 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2010 gün ve 2010/46 esas 2010/407 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 16.02.2011 gün ve 561-1570 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptal, kayıt terkini isteğine ilişkin olup, yerel mahkemece son kurulan hükmün temyizi üzerine, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinin doğru olduğu, ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16.maddesiyle 3402 Sayılı Yasanın 36.maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden  ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekçesiyle kararın bozulduğu görülmektedir. Hal böyle olunca, işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.01.2011 tarihinde  yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır. Davacı Hazinenin, karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 16.02.2011 tarih 2011/561 esas 2011/1570 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 17.06.2010 tarih 2010/46 esas 2010/407 sayılı kararının açıklanan gerekçelerle (6100 Sayılı Yasanın geçici 3.maddesi delaletiyle) HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,  17.10.2011  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/8310 Karar No: 2011/10395 Karar Tarihi: 17 Ekim 2011
1. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/8310 Karar No: 2011/10395 Karar Tarihi: 17.10.2011 1. Hukuk Dairesi         2011/8310 E.  ,  2011/10395 K. MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2010 NUMARASI : 2010/46-2010/407 Taraflar arasındaki davadan dolayı Edremit 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.06.2010 gün ve 2010/46 esas 2010/407 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 16.02.2011 gün ve 561-1570 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptal, kayıt terkini isteğine ilişkin olup, yerel mahkemece son kurulan hükmün temyizi üzerine, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinin doğru olduğu, ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16.maddesiyle 3402 Sayılı Yasanın 36.maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden  ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekçesiyle kararın bozulduğu görülmektedir. Gerçekten de, işin esası bakımından 5841 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 esas, 2011/77 karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve karar 23.07.2011 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden  bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri  uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de 10.03.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından  sonra olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer. Hal böyle olunca, işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.01.2011 tarihinde  yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır. Davacı Hazinenin, karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 16.02.2011 tarih 2011/561 esas 2011/1570 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 17.06.2010 tarih 2010/46 esas 2010/407 sayılı kararının açıklanan gerekçelerle (6100 Sayılı Yasanın geçici 3.maddesi delaletiyle) HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,  17.10.2011  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.