Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2012/19192 K. 2012/22307

Karar Tarihi: 9 Ekim 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2012/19192
Karar Numarası 2012/22307
Karar Tarihi 9 Ekim 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #çek #bono #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Mahkemece, “...Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2006/228 esas ve 2009/53 esas sayılı dosyaları üzerinden açılan davalar sonucunda, 668 parselin devrine esas teşkil eden borca dair ödeme olgusunun gerçekleştiğinin usulünce ispat edilememesi sebebiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilamların, ... temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/19192 Karar No: 2012/22307 Karar Tarihi: 9 Ekim 2012
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/19192 Karar No: 2012/22307 Karar Tarihi: 09.10.2012 (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2012/19192 E.  ,  2012/22307 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asil ... vekili Avukat ... ve vekili Ezgi yavuz ile davalı vekili Avukat ... Karacanın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının kendisinden hileli yollarla 7.7.2000 vade tarihli 19.500 TL’lik bono aldığını, taraflar arasında 28.8.2000 tarihinde, sözde alacağın teminatı olmak üzere, maliki olduğu 668 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yazlığın tapusunun, borç ödeninceye kadar davalıya devredilmesi konusunda yazılı belge düzenlendiğini, 29.8.2000 tarihinde de tapu devrinin yapıldığını, ne var ki bono bedeli olan 19.500 TL’nin nakden ödenmiş olmasına rağmen, davalının sözleşmeye aykırı davranarak yazlığın tapusunu iade etmediğini, daha önce açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının da reddedilerek kesinleştiğini, bu nedenle taşınmazın rayiç değeri olan 300.000,00 TL üzerinden zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasında daha önce görülen davalar nedeniyle olayda kesin hüküm mevcut olup, borcun ödenmediğinin sabit olduğunu, öte yandan 7.8.2002 tarihinde, söz konusu borcu altı ay içinde ödeme konusunda yeniden bir taahhütname veren davacının, bu taahhüdünü de yerine 2012/19192-22307 getirmediğini savunarak, davanın gerek kesin hüküm, gerekse esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, “...Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2006/228 esas ve 2009/53 esas sayılı dosyaları üzerinden açılan davalar sonucunda, 668 parselin devrine esas teşkil eden borca dair ödeme olgusunun gerçekleştiğinin usulünce ispat edilememesi sebebiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilamların, ... bu dava bakımından, taraflarının ve konularının aynı olması itibariyle kesin hüküm niteliğinde olduğu, öte yandan davacı tarafça belirtilen kararların verildiği tarihten sonrasında, davalıya ödeme yapıldığına ilişkin yeni delil veya belge de ibraz edilmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, inanç sözleşmesine aykırılık iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, az yukarda da değinildiği gibi, kararın gerekçe kısmında, daha önce aynı taraflar arasında ve aynı konuda ...Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2006/228 esas ve 2009/53 esas sayılı dosyaları ile açılan davalar sonucunda, söz konusu taşınmazın devrine esas teşkil eden borca ilişkin bir ödemenin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kesinleşen bu ilamların, ... bu dava yönünden kesin hüküm niteliğinde olduğu belirtilerek davanın usulden reddedildiği, bunun yanında “davalıya ödeme yapıldığına ilişkin yeni delil veya belge de ibraz edilmediği” belirtilmek suretiyle davanın esastan da reddedildiği açıklanmıştır. Oysa ki bir davada usul yönünden red sebepleri mevcut ise, bu husus davanın esasının incelenmesine engel teşkil edeceğinden, işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın bu şekilde hem usulden hem de esastan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : 1.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.