Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2013/10016 K. 2013/15586

Karar Tarihi: 18 Kasım 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2013/10016
Karar Numarası 2013/15586
Karar Tarihi 18 Kasım 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/10016 Karar No: 2013/15586 Karar Tarihi: 18 Kasım 2013
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/10016 Karar No: 2013/15586 Karar Tarihi: 18.11.2013 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2013/10016 E.  ,  2013/15586 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, bir yılda çift ürün alınabilen yörelerde dahi bu ürünlerin hazırlık ve yetişme süreleri dikkate alındığında bir yılı aşan süre gerektiği de gözönünde bulundurularak, genellikle iki yılda üç ürün esası uygulanmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu yön dikkate alınmadan hükme esas alınan raporda tek ürün (buğday) üzerinden değerlendirme yapılmış olması, 2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Buna göre; mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ekilmesi mutad olup, kuru tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu ve bu ürünlerin 2010 yılı itibarıyla dekar başına ortalama verimi ve üretim gideri ile kg başına ortalama satış fiyatları gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden sorulup bu verilere uygun olarak değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemiş olması, 3-Davanın niteliği itibarıyla tescil yönünden verilen kararın kesin olduğunun kararda açıklanmamış olması, 4-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde "kullanma hakkının davacıya ait olduğunun şerh edilmesine" de karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.