Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2019/11627 K. 2023/5934

Karar Tarihi: 7 Eylül 2023 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2019/11627
Karar Numarası 2023/5934
Karar Tarihi 7 Eylül 2023

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli ve 2015/11113 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/11627 Karar No: 2023/5934 Karar Tarihi: 7 Eylül 2023
11. Ceza Dairesi Esas No: 2019/11627 Karar No: 2023/5934 Karar Tarihi: 07.09.2023 11. Ceza Dairesi         2019/11627 E.  ,  2023/5934 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/186 E., 2015/318 K., SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli ve 2015/11113 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, sebep belirtmeksizin süre tutum dilekçesi vermiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında birden çok yakalama emri bulunduğu, suç tarihi olan 28.11.2014 günü görevli polis memurlarınca yapılan yol kontrolü sırasında sanığın öz kardeşi Hacı Ali'nin kimlik bilgileriyle düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, polis memurlarının kuşku duyması üzerine sunduğu nüfus cüzdanının sahte olduğunu ikrar ederek kendi adına sahte olarak düzenlenen ikinci bir nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık her iki nüfus cüzdanının da sahte olduğunu ikrar etmiştir. 3. Bilirkişi incelemesine göre nüfus cüzdanlarının tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece sanığın savunması, tutanaklar, ekspertiz raporu, belgenin aldatıcılık niteliğine sahip olması ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu sahte nüfus cüzdanlarının farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2. Sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas alınabilecek başka ilamlar mevcut olduğu halde inceleme dosyasına konu suç tarihinden sonra Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 19.11.2015 tarihli, 2015/12381 Esas, 2015/5284 Karar sayılı onama kararıyla kesinleşmesi nedeni ile tekerrüre esas alınamayacak İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2011/77 Esas, 2012/264 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, 3. Suça konu nüfus cüzdanlarının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/186 Esas, 2015/318 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.